Yazılar

Adalet Yürüyüşüne Enternasyonal’den Büyük Destek

Sosyalist Enternasyonal Genel Sekreteri Luis Ayala Adalet Yürüyüşünün Düzce’den Sakarya’ya olan kısmına katıldı.  SE Başkan Yardımcısı Umut Oran ile birlikte yürüyen Luis Ayala’nın yürüyüşe dair gözlem ve açıklamaları Sosyalist Enternasyonal web  sitesinden yayınladı.

Umut Oran ”Ayala yürüyüşe katılır katılmaz Enternasyonal’in web sayfası üzerinden görüşlerini açıklayarak adalet yürüyüşüne büyük destek verdi.” dedi.

Umut Oran “ Herkes için adalet yürüyüşü artık sadece Türkiye’yi ilgilendiren bir konu olması ötesine geçmiştir. Bütün dünyanın gözü kulağı bu yürüyüştedir ve herkes yürüyüş sonunda adalet taleplerinin yeri getirilmesini beklemektedir.  İktidarın da adalet beklentisi karşısında büyük sorumluluğu bulunmaktadır” diye konuştu.

Luis Ayala’nın yürüyüşün hemen ardından Enternasyonal web sitesinde yayınlattığı bildiri şöyle;

 

Türkiye

Adalet! Türkiye’de Adalet İçin Yürüyoruz

28 Haziran 2017

Sosyalist Enternasyonal Genel Sekreteri Luis Ayala, CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu’nun ülkedeki hak ve özgürlükler alanındaki baskılar dolayısıyla muzdarip olan tüm Türk vatandaşları adına adalet talep etmek için Ankara’dan İstanbul’a doğru devam eden yürüyüşüne katıldı. 15 Haziran günü Ankara’da başlayan ve 9 Temmuz’da İstanbul’da sona erecek olan yürüyüşte Sosyalist Enternasyonal Başkan Yardımcısı Umut Oran ve diğer muhalefet partisi üyeleri de hazır bulundular.

Geçen Temmuz ayında başarısızlıkla sonuçlanan darbe girişiminin ardından ilan edilen Olağanüstü Hal sonucunda aralarında terör örgütüyle ilişkisi olduğu iddia edilen gazetecilerin de bulunduğu 50.000’den fazla insan tutuklandı, 150’den fazla medya kuruluşu kapatıldı, 140.000’den fazla insan işten atıldı, yasama dokunulmazlığının kaldırılması sonucunda bir düzineden fazla milletvekili hapse atıldı ve son olarak da milletvekili Enis Berberoğlu 14 Haziran’da 25 yıl hapse mahkûm edildi.

Sosyalist Enternasyonal, bu tip hak ihlallerinin sona erdirilmesi çağrısında bulunduğu gibi, ifade özgürlüğünün kısıtlanmasını, yasama dokunulmazlıklarının kaldırılmasını ve bağımsız yargının olmamasını da kınamaktadır.

“Madem terör örgütü, neden kırmızı halıda karşıladınız?” Yalçın Doğan

yalcin-dogan

Göbeği çatlıyor Umut Oran’ın Kolombiya’da PYD’nin terör örgütü olduğunu kanıtlamak için resimler gösteriyor, terör eylemlerini sıralıyor.

Kime kanıtlamak için?

Sosyalist Enternasyonal (SE) Etik Kurulu üyelerine.

Geçen hafta sonunda Kolombiya’da inanılması güç bir olay yaşanıyor. Türkiye’yi çok yakından ilgilendiren bir olay.

PKK’nın uzantısı PYD’nin Sosyalist Enternasyonal’de tam üye olmasına ramak kalıyor.

PYD, Sosyalist Enternasyonal üyesi?.. Dünyanın haline bakın siz.

Olay, Türkiye’nin dış politikasındaki zikzakları ve bulunduğu konum açısından ibretlik bir örnek.

2014 belirleyici

PYD, 2015’ten bu yana SE’de tam üyelik için müthiş bir uğraş veriyor. Evet evet, şu bildiğiniz PYD, hani şu ünlü terör örgütü PYD.

Avrupa’nın çeşitli ülkelerinde ofisler açıyor, SE’de üyelik için diğer ülkelerde çalmadık kapı bırakmıyor. O kapıları çaldıkça, kapılar da ona açılıyor.

Nasıl oluyor da, bir terör örgütü Sosyalist Enternasyonal tam üyeliğine kadar uzanmaya çalışıyor?

2014 yılından itibaren Avrupa’yı sarsan bir başka terör örgütü var: IŞİD.

IŞİD Avrupa’nın çeşitli ülkelerinde terör eylemi yapıyor. Fransa, Belçika, İspanya’da.

“Terör örgütü” denilince, Avrupa’nın aklına sadece IŞİD geliyor. PKK ve PYD değil. O nedenle de, 2015 yılında Sosyalist Enternasyonalde PYD’ye “gözlemci üye” statüsü veriliyor.

Bu statüyü alan PYD arkasından “tam üyelik” için bastırıyor.

Geçen hafta Kolombiya’daki SE toplantısında bu yönde müthiş bir trafik yaşanıyor.

Neyse ki, SE’de bir Başkan Yardımcısı var, geçen dönem CHP milletvekili Umut Oran, onun çabaları sonucu tam üyelik macerası şimdilik geriye atılıyor.

PYD kendini anlatıyor

PYD kendisini orada “Suriye’de özgürlük için savaşan bir örgüt” olarak kabul ettiriyor.

Ayrıca:

“Bizim terörle bağlantımız yok, biz Suriye’de IŞİD’e karşı terörle mücadele ediyoruz, pek çok insani dramla karşı karşıya kalıyoruz.”

Avrupalılara “IŞİD” denildiğinde, akan sular duruyor. Bundan güç alan PYD, geçen yıl tam üyelik için başvuruda bulunuyor.

Tekrarda yarar var, Avrupa ve Amerika IŞİD’i terör örgütü olarak görüyor, PKK ve PYD’yi değil.

Etik kurul üyeleri

Tam üyelik Sosyalist Enternasyonal’in “etik kurulundan” geçiyor. Etik kurulun şu andaki üyeleri Umut Oran tarafından temsil edilen Türkiye dahil şöyle:

Belçika, Bulgaristan, Kosta Rica, Dominik Cumhuriyeti, Irak, Moldova, Güney Afrika, Uruguay,  Yunanistan, Finlandiya, Hindistan, Pakistan, Fas.

SE Genel Sekreteri İspanyol Luis Ayala da genel sekreter olarak etik kurul üyesi.

Tam üyelik için başvurusunda PYD, etik kurul üyelerine bir yazı veriyor 2015 sonunda, “bizim PKK ile ve terörle hiç bir bağımız yoktur” diye.

Yukarıda sayılan ülkelerden oluşan etik kurul üyeleri de bunu kabule yanaşıyor.

Umut Oran sahnede

Bunun üzerine Umut Oran belge toplamaya başlıyor.

SE Başkanı Papandreu ile Genel Sekreter Luis Ayala’ya PYD – PKK ilişkisini gösteren resimler ve yazılar içeren birer mektup gönderiyor.

PYD bürolarında PKK bayrakları ile Öcalan resimleri bulunan resimler.

Ayrıca, Uluslararası Af Örgütü ile İnsan Hakları İzleme Örgütü’nün (Human Rights Watch) PYD ve terör bağlantısını anlatan raporlarını ekliyor.

PYD’nin insan hakları ihlallerini anlatan olayları aktarıyor.

Ama, ondan önce 20 Aralık 2016 Malaga toplantısına gitmek gerekiyor.

20 Aralık 2016 sabahı Kayseri’de 13 askerin ölümü, 48 kişinin yaralanmasıyla sonuçlanan PKK saldırısını yaşıyor Türkiye.

O gün Sosyalist Enternasyonal Malaga’da toplanıyor. Umut Oran “PKK’nın şiddetle kınanmasını” içeren bir bildiri yayınlanmasını istiyor.

Londra’dan gelen biri:

“Türkiye kendi iç politikasını gözden geçirsin. Dört yıl önce Türkiye PKK ile müzakere ediyor, adına çözüm süreci diyor. Sonra aniden fikir değiştiriyor, PKK’yı düşman ilan ediyor.”

Buna karşı çıkan Umut Oran:

“Konumuz Türkiye’nin politikası değil, Türkiye’de bugün hain bir PKK saldırısı olmuş, on üç asker hayatını kaybetmiştir, PKK’nın şiddetle kınanmasını istiyorum, aksi halde toplantıyı terk ederim.”

Bunun üzerine SE bir bildiri yayınlayarak, “PKK’nın bugün Kayseri’de gerçekleştirdiği terör saldırısını şiddetle kınıyoruz” diyor.

Salih Müslim resimleri

Arap Baharı sonrasında, özellikle Suriye iç savaşıyla birlikte PKK, PYD ve YPG Avrupa ve Amerika’da çok aktif. PYD’nin Sosyalist Enternasyonal tam üyelik girişimi bunun son örneği.

Umut Oranın gözlemlerine göre, PKK ve PYD çeşitli ülkelerle “iyi ilişkiler içinde.” Tam üyelik girişimi bu çerçevede.

Umut Oran, etik kurulda PYD’nin PKK ile ilgili resim ve silahlarını, Öcalan fotoğraflarını gösterince, PYD temsilcisi de başka resimler gösteriyor ve şunu söylüyor:

“PYD Başkanı Salih Müslüm, işte bu resimlerde gördüğünüz gibi, dönemin Başbakanı Ahmet Davutoğlu tarafından kucaklaşarak karşılanmış, Salih Müslüm’e iltifat etmiş, onu kırmızı halıda karşılamıştır.

“Ankara onu dün kırmızı halıda karşılarken, bugün kırmızı bültenle arandığını ilan etmiştir. Türk Hükümetinin tutarsız politikalarla zikzaklar çizmesi bizim sorunumuz değildir.”

Buna rağmen, etik kurulu Umut Oran ikna ediyor ve PYD’nin tam üyeliğini engelliyor.

Sadece o değil, “PYD’nin gözlemci statüsünün de yeniden ele alınması” önümüzeki toplantıya kalıyor.

Dışişleri nerede

Bütün bunlar olurken, Dışişleri Bakanlığı nerede?

Umut Oran Kolombiya’ya gitmeden önce, Dışişleri Bakanlığı’na başvuruyor:

“PYD’yi terör örgütü olarak ilan eden hükümet kararına ihtiyaç var, Sosyalist Enternasyonal’in elindeki terör listesinde PYD yok, bir önce bunun çıkartılması şart.”

Şart ama, bu başvuruya rağmen, henüz o liste yok.

Almanya ile kavga etmekten, referandum derdine düşmüş iken, Dışişleri’nin buna ayıracak zamanı yok.

Ama, yarın bir gün, PYD Sosyalist Enternasyonal üyesi olur ise, uzak ihtimal olsa bile, diğer ülkelere fırça atmakla sorumluluktan kurtulunmuyor.

Dünya solu Kolombiya’da toplanıyor

17 saatte 11 bin 423 km uçarak Kolombiya’da CHP’yi temsil edecek

Sosyalist Enternasyonal’in seçimli 25. Genel Kurulunda tüm yönetim organlarının yenileneceğini belirten CHP’li Umut Oran, “Bir anlamda dünya sol partilerinin Birleşmiş Milletler’i olan Enternasyonal’de yeniden Türkiye’yi, CHP’yi temsil etmek için bugün 17 saat uçarak 11.423 km ötedeki Kolombiya’nın Cartagena kentine gideceğim. Referandum ortamında Türkiye’den ayrılmayı pek istemiyorum ama 52 yıl sonra barışın topraklarına hakim olduğu Kolombiya’da Devlet Başkanı’nın davetiyle gerçekleşecek bu toplantıdan çok yararlı deneyimler, bilgiler edineceğimizi de düşünüyorum” dedi.

 

Sosyalist Enternasyonal Başkan Yardımcılığı görevini, Cenevre’de BM Genel Merkezinde Aralık 2014’te yapılan toplantıda seçildiği tarihten beri yürüten CHP’li Umut Oran, Sosyalist Enternasyonal 25. Genel Kurulu’nun 2-4 Mart 2017 tarihleri arasında Kolombiya’nın Cartagena kentinde yapılacağını bildirdi. Genel Kurul öncesinde Konsey toplantısının yanı sıra yöneticisi olduğu ve üyeliklere karar veren Etik Komite’nin toplantısı olması nedeniyle bugün yola çıkacağını açıklayan Umut Oran, gerçekleşecek toplantılar ve gündemleri hakkında şu açıklamayı yaptı:

 

11.423 kilometrelik uçuş

 

Enternasyonal 4 yılda bir tüm yönetim organları yenileniyor, bu nedenle seçimli genel kurul yapılıyor. Bu toplantı, Devlet Başkanı Juan Manuel Santos Calderón’un daveti üzerine Kolombiya’da gerçekleşiyor. Bir anlamda dünya sol partilerinin Birleşmiş Milletler’i olan Enternasyonal’de yeniden Türkiye’yi, CHP’yi temsil etmek için bugün 17 saat uçarak 11.423 km ötedeki Kolombiya’nın Cartagena kentine gideceğim.

 

52 yıl sonra barışı yakalayan ülke

 

Referandum ortamında Türkiye’den ayrılmayı pek istemiyorum ama 52 yıl sonra barışın topraklarına hakim olduğu Kolombiya’da Devlet Başkanı’nın davetiyle gerçekleşecek bu toplantıdan çok yararlı deneyimler, bilgiler edineceğimizi düşünüyorum.

 

CHP’yi Umut Oran temsil edecek

 

CHP Genel Başkanı Sn. Kemal Kılıçdaroğlu’nun bilgisi dahilinde Sosyalist Enternasyonal’de CHP’yi temsil etmeye devam edeceğim. Yapılacak seçimde yeniden Başkan Yardımcısı seçilmek için çalışma yürüteceğim.

 

Barış-Eşitlik-Dayanışma

 

SE 25. Kongresinin konusu “Barış-Eşitlik-Dayanışma” olarak belirlendi. Kongrede üzerinde durulacak 1.Tema, “Çatışmaları önleyerek daha barış dolu bir dünya inşa etmek”, 2. Temanın konusu “Ulusal ve global ekonomide daha fazla eşitliği sağlamak” 3. Tema ise “Uluslararası kurumlar ve uluslararası dayanışma” şeklinde tanımlandı.

 

Kadınlar için güzel sürpriz

Sosyalist Enternasyonal Kadın Kolları Kongresi de 26-27 Şubat 2017 tarihleri arasında “2030’a kadar cinsiyet eşitsizliğini sona erdirme” temasıyla toplanacak. Bu toplantıda da Türkiye ve CHP adına güzel müjdeli bir haber vereceğimizi umut ediyorum.

 

Cinsiyet eşitsizliğinin 21 yıllık karnesi kötü

 

Cinsiyet Eşitsizliği ile ilgili olarak 189 ülke 1995 Pekin Platformuna katılmıştı. Ancak aradan geçen 21 yılda hiçbir ülke gerçekten cinsiyet eşitliğine ulaşamadı. İş hayatında ve siyasette eşitsizlikler halen devam ediyor. BM, Hedef 2030 kapsamında “Yüzyılın Kalkınma Hedefleri” içerisine küresel iklim değişikliklerinin yanı sıra cinsiyet eşitsizliğini de ilave ediyor. Eğitim kişisel, sosyal ve ekonomik kalkınma için olmazsa olmaz. Ancak bugün 60 milyon çocuk ilköğretim olanağından yoksun olarak yaşıyor.

 

58 ülkede seçim yapıldı

 

Adil ve eşit bir dünya için cinsiyet eşitliğini STÖ’lerde ve siyasette de sağlamamız gerekiyor. Ama sonuçlar dünya çapında da pek parlak değil. Çünkü 2015’te 58 ülkede yapılan genel seçimler incelendiğinde 28 ülkede cinsiyet kotasının kullanıldığını ve sonuçta yüzde 28,3 kadın adayın seçildiğini görüyoruz. Geri kalan 30 ülkede ise kota olmadığı için seçilen kadın aday oranı yüzde 13,5’te kaldı!

 

Halen Dünyada 16 ulusal kadın lider var, bu da yüzde 5’e tekabül ettiği belirtiliyor. Bu kadın liderlerin 6’sı Avrupa, 5’i Asya, 3’ü Afrika, 1’i Amerika ve 1’ri de Okyanusya’da bulunuyor.

Kayseri saldırısı Malaga’dan ses getirdi

 

malaga

PKK’ya Enternasyonal kınama

 “Ama Erdoğan…” diyen Suriyeliyi Umut Oran susturdu 

“Önce vatanım” diyen Umut Oran, Erdoğan ve AKP hükümetini gündeme aldırmadı 

PKK’ya YPG’ye giden AB ve ABD silahları da konuşuldu 

Sosyalist Enternasyonal (SE) Akdeniz Komitesi’nin 16-17 Aralık 2016 tarihlerinde İspanya’nın Malaga kentinde yaptığı toplantıda CHP’li Umut Oran tarafından Kayseri saldırısının da gündeme getirildiği öğrenildi. Umut Oran’ın AB ve ABD’nin PKK bağlantılı gruplara kontrolsüz verdiği silahların Türkiye’de masum insanları öldürmesinden duyduğu rahatsızlığı anlattığı toplantıda, o sabah yaşanan Kayseri saldırısını da gündeme getirdiği kaydedildi. SE Başkan Yardımcısı Umut Oran’ın ”PKK’nın kınanması ve örgüt mensuplarının yakalanıp yargılanması konusunda Türkiye ile aktif işbirliği yapılması” çağrısı üzerine Suriyeli temsilcinin, “Türkiye’nin tutarsız politikaları uluslararası arenada bu konudaki samimiyeti etkiliyor. Uluslararası politika Erdoğan’a göre şekillendirilmez” itirazına sert çıkan Umut Oran, “Söz konusu olan vatandaşımın canıysa söz konusu olan vatanımsa gerisi teferruat. Bu konuda gereğini derhal, amasız fakatsız yapın. Bugün bu ortamda ülkemde yas varken, bu konuyu Erdoğan ya da AKP politikalarıyla bir araya getiremezsiniz, buna izin veremem” dedi. Bunun üzerine Sosyalist Enternasyonal, PKK’yı kınayan bir bildiri yayınladı.

AB ve ABD silahları Türk vatandaşlarını öldürüyor!

Sosyalist Enternasyonal Başkan Yardımcısı CHP’li Umut Oran’ın, Malaga’daki toplantıda cuma günü yaptığı konuşmada, “Özellikle AB üyeleri ve ABD’nin Suriye ve Irak’ta IŞİD’le mücadele edilmesi için muhaliflere ve Kürt gruplara, PKK’ya bağlı PYD ve YPG gibi örgütlere kontrolsüz biçimde verdikleri silah ve mühimmat Türkiye’de benim vatandaşlarımı vurmakta güvenlik güçlerimiz şehit edilmektedir. Bundan çok büyük rahatsızlık duyuyoruz” dediği öğrenildi.

Umut Oran, Halep’te yaşanan insanlık dramı karşısında uluslararası kurumların daha fazla sessiz kalmamaları gerektiğini belirterek, katliamın bitirilmesi için bir an evvel harekete geçilmesi gerektiğini vurguladı.

Türkiye adına sizden büyük bir ses bekliyorum

Cumartesi günü ise Kayseri’de askerlere yönelik saldırı haberini alması üzerine Umut Oran’ın bir kez daha söz alarak SE üyelerine şu çağrıda bulundu:

“Bu sabah Türkiye’de Kayseri’de bombalı saldırı yapıldı masum insanlarımız can verdi. Terör insanlık suçudur, iyi terörist ya da kötü terörist olmaz. Teröre doğrudan veya dolaylı olarak hizmet eden teröristtir ve mutlaka cezalandırılması gerekir. Bakın bugün ülkemde olmam ve yurttaşlarımın acısını paylaşmam, beraber yas tutmam ve terörle mücadeleye destek olmam gerekirken burada Enternasyonal toplantısındayım. Sizler de terörle mücadele konusunda samimi iseniz açıkça bu terör örgütlerini deşifre edin, en sert şekilde kınayın. Bu nedenle sizlerden Türkiye adına büyük bir ses bekliyorum. Bu teröristlerin yakalanıp yargılanmaları, Türkiye’ye iade edilmeleri için aktif bir işbirliği, büyük bir kınama ve dayanışma bekliyorum.”

Suriyeli’den Erdoğan itirazı geldi

Ancak SE’ye üye olmamasına rağmen Suriyeli Ezidileri temsilen Londra’dan gelen bir katılımcı, “Saldırılar nedeniyle çok üzgünüm, masum insanların ölmesini ben de kınıyorum. Ama Türkiye de kendi iç politikalarını gözden geçirmeli. 4 yıl boyunca başbakanınız PKK ile ortak çalışma yaptı ve müzakere ederek barış sürecini sürdürdü sonra da birden fikir değiştirerek PKK’yı düşman ilan etti. Bu tutarsız politikalar uluslararası arenada Türkiye’nin bu konudaki samimiyetini etkiliyor. Uluslararası politika Erdoğan’a göre şekillendirilmez” diyerek itiraz etti.

Umut Oran sesini yükseltti: Toplantıyı terk ederim!

Bunun üzerine yeniden söz alan Umut Oran’ın ise yüksek sesle şu konuşmayı yaparak başlamadan tartışmayı bitirdiği öğrenildi:

“Gündemimiz Erdoğan’ın siyaset anlayışı değil. Ortada terör örgütü PKK’nın yaptığı bir terör olayı, bombalı saldırı bir katliam var, masum insanlarımız ölüyor. Ya PKK’yı en sert şekilde kınayıp deşifre edersiniz ve bizimle aktif işbirliğinde bulunursunuz ya da ben bu toplantıyı terk ederim. Söz konusu olan vatandaşımın canıysa söz konusu olan vatanımsa gerisi teferruat. Bu konuda gereğini derhal, amasız fakatsız yapın. Bugün bu ortamda ülkemde yas varken, bu konuyu Erdoğan ya da AKP politikalarıyla bir araya getiremezsiniz, buna izin veremem.”

Enternasyonal PKK’yı kınadı

Umut Oran’ın bu konuşmasının ardından Malaga Bildirisine PKK’nın kınanmasıyla ilgili şu ifadeler oybirliğiyle eklendi:

“İstanbul’dan Paris’e, Brüksel’den Tunus’a kadar tüm Akdeniz boyunca gerçekleştirilen terör saldırıları hepimizi dehşete düşürmüştür. Geçtiğimiz haftalarda PKK tarafından gerçekleştirilen ve onlarca masum insanın hayatını kaybetmesine sebep olan terör saldırılarını şiddetle kınıyoruz.  Hükümetlerimiz, bu tarz tehditleri küresel düzeyde ele almalı ve yalnızca sahada mücadele etmek yerine radikalizmin sebepleriyle de mücadele etmelidir.” 

15 Temmuz eleştirisi de var 

Bu arada bildiride 15 Temmuz askeri darbe girişimi kınanırken sonrasında yaşanan hukuksuzluklara da şu şekilde dikkat çekildi:

“Bizler, Türkiye’deki 15 Temmuz askeri darbe girişimini kınadığımız gibi o tarihten beri hükümetin baskıcı ve antidemokratik yönelimini de derin bir üzüntüyle karşılamaktayız. Türk halkını, sivil toplum örgütlerini, gazetecileri ve insan hakları savunucularını ayrıca demokratik değerleri ve fikirleri savundukları için baskı altına alınan CHP ve HDP’yi de güçlü şekilde desteklediğimizi ve hepsiyle dayanışma içinde olduğumuzu ifade ediyoruz. “

 

CHP, Sosyalist Enternasyonal’de bugün 40 yaşına girdi

sosyalist-chp

 

“Sosyalist Enternasyonal’e üye olunması kararını 40 yıl önce bugün oybirliğiyle kabul eden CHP, AKP’nin itibarını sarstığı Türkiye’yi yeniden insanlık ailesinin onurlu ve bağımsız üyesi haline getirecek tek güçtür

Umut Oran, bugün İstanbul Maltepe’de, yarın Afyonkarahisar’da

Sosyalist Enternasyonal Başkan Yardımcısı, CHP’li Umut Oran, 40 yıl önce bugün düzenlenen 23. Kurultayda CHP’nin Sosyalist Enternasyonal’e üyelik kararını oybirliğiyle aldığını anımsatarak, “’Ulusal yararları ve dünya barışını korumak için yalnız devletten devlete ilişki kurmak yetmemektedir, Enternasyonal üyeliği dünyada hakça ve barışçı bir düzen kurulmasına katkımızı da kolaylaştıracaktır’ diyerek önergeyi veren rahmetli Bülent Ecevit’in de işaret ettiği gibi bugün AKP’nin itibarını sarstığı Türkiye’yi yeniden insanlık ailesinin onurlu ve bağımsız üyesi haline getirecek tek güç CHP’dir” dedi.

MALTEPE VE AFYON’DA

Bu akşam saat 19.00’da İstanbul Maltepe Küçükyalı Kültür Merkezinde, yarın (30 Kasım) akşam ise CHP Afyonkarahisar İl Başkanlığında “Sosyalist Enternasyonal ve Sol Gelecek” konulu toplantılara katılarak birer konuşma yapacak olan Umut Oran, bugün yaptığı yazılı açıklamada ise şunları kaydetti:

CHP 27-30 Kasım 1976 tarihleri arasında 4 gün boyunca süren 23. Kurultayını yapıp program ve tüzüğünü değiştirirken, Batılı Dünya sistemiyle özdeş olma girişimi anlamına da gelen Enternasyonal’e üye olunması kararı da alınmıştır. Birinci Genel Başkanımız, CHP’nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ün bizlere hedef olarak gösterdiği “muasır medeniyete” ulaşmak için yönümüzü döndüğümüz Sosyalist Enternasyonal’e neden üye olunması gerektiğini 3. Genel Başkanımız Bülent Ecevit bizzat kendisinin verdiği ve oybirliğiyle kabul edilen önergeyle şu şekilde açıklamıştı:

ECEVİT’İN KURULTAY ÖNERGESİ 

 “Sosyalist Enternasyonal’in ilkeleri CHP programındaki ilkelere uygundur. Ulaştırma ve kitle haberleşme araçlarında görülen hızlı gelişimin ulusları böylesine birbirine yakınlaştırdığı ve çağımızda ulusal yararları ve dünya barışını korumak için yalnız devletten devlete ilişki kurmak yetmemektedir. Kamuoyları, dış politikaların çiziminde, uluslararası konum belirlemelerinde giderek daha etkili olmaya başlamıştır. Demokratik ülkelerde kamuoyunu hem oluşturan hem yansıtan başlıca araçlardan biri de siyasal partilerdir. Bu nedenle her siyasal partinin kendi amaçlarına ve ilkelerine benzer amaçları ve ilkeleri benimseyen partilerle ilişkiler kurup geliştirmesi ülke yararının ve uluslararası yakınlaşmaların kaçınılmaz bir gereği olarak ortaya çıkmaktadır. Bütün bu nedenlerle CHP, kendisiyle benzer ilkeleri paylaşan ve bu doğrultuda bulunan partilerin oluşturduğu sosyalist Enternasyonal’e katılması partimiz ve ülke yararınadır. Enternasyonal üyeliği dünyada hakça ve barışçı bir düzen kurulmasına katkımızı da kolaylaştıracaktır.”

Ecevit’in bu görüşü aradan geçen 40 yıla rağmen halen geçerliliğini korumaktadır. Evet CHP’nin, ülke çıkarlarını korumak adına gelişmiş demokrasilerle, Batı ile bağlantısı gücü, etkisi giderek artmaktadır. Bu sayededir ki ultra sağcı ve gayri milli olmasına rağmen “CHP’yi atacaklar bizi alacaklar” diyenlerin hezeyanlarını hala acı tebessümle anımsıyoruz.

Türkiye’nin çıkarı ve geleceği Batı’dadır, bugün yapılan gereksiz AB tartışmaları bu anlamda çok tehlikelidir. Türkiye’nin dış dünyayla özellikle Batı demokrasileriyle kalkınmışlığıyla insani gelişmişliğiyle temasının kesilmesi durumunda içeride, halen kadınlar araba kullansın mı kullanmasın mı devrimini tartışıp duran kimi Arap ülkelerinden farkımız kalmaz. Bu tehlikeli durumda dahi işte Ecevit’in önergesinde sözünü ettiği biçimde devletler arası ilişkinin dışında bizlerin dünya sol partilerinin arka kapı diplomasileri devreye girecektir, girmektedir de. Sosyalist Enternasyonal’de birçok ülkenin önceki cumhurbaşkanları, başbakanları, bakanları ile Başkan Yardımcısı olarak aynı konseyde görev yapıyoruz. CHP var oldukça Türkiye’nin muasır medeniyet arayışı bitmeyecektir, kimse Türkiye’yi yalnızlaştırıp, despotik bir ülke haline getirmeyi başaramayacaktır. Sosyalist Enternasyonal’e üye olunması kararını 40 yıl önce bugün oybirliğiyle kabul eden CHP, AKP’nin itibarını sarstığı Türkiye’yi yeniden insanlık ailesinin onurlu ve bağımsız üyesi haline getirecek tek güçtür.

ÜLKEYİ KURTARACAK BİRİKİM CHP’DE VAR

Bizim güven veren bir yönetime ve insan kaynaklarını etkin kullanabilen yeni bir kurumsal yönetişim sistemine ihtiyacımız var. Ülkeyi kurtaracak bilgi, birikim ve deneyim CHP’de var, onları bulup çıkartacağımıza, işbaşına geçireceğimize inanıyorum.

Sosyalist Enternasyonal’in Venezüella Deklarasyonu

sosyalist-enternasyonal

VENEZÜELLA

21 Ekim 2016

Sosyalist Enternasyonal; 26, 27, ve 28 Ekim’de yapılması planlanan ve Nicolas Maduro hükümetinin görevden alınmasıyla ilgili referandum sürecini başlatmak için gerekli olan %20 imza toplama işleminin, Venezüella Ulusal Seçim Konseyi tarafından, 20 Ekim itibariyle, yeni bir yargı kararı alınana kadar ertelenmesine yönelik kararı esefle kınamaktadır. Ulusal Seçim Konseyi, kamuoyuna yaptığı açıklamada, kararın anayasayla birlikte Valencia, San Fernando Apure, Aragua ve Bolivar ağır ceza mahkemeleri tarafından alınan kararlara uygun olduğunu ve aralarında Sosyalist Enternasyonal üyesi partilerin de bulunduğu, Demokratik Birlik Yuvarlak Masası (MUD) ittifakının görevden el çektirme referandumu sürecinde seçim hilesi yaptığına dair suçlamalara yönelik yapılan şikâyetlerden sonra alınan ihtiyati tedbir kararına dayandığını açıklamıştır.

Sosyalist Enternasyonal, Venezüella seçim konseyi tarafından alınan bu taktiksel erteleme kararını şiddetle reddetmektedir ve Ulusal Seçim Konseyi’ni görevden alma referandumu konusunda üzerine düşen sorumluluğu üstlenmeye ve sürecin önünde engel olmamaya çağırmaktadır. Ayrıca Sosyalist Enternasyonal, iddia edilen seçim hileleri bağlamında, Carabobo eyaletinin başkenti Valencia’daki ağır ceza mahkemesi tarafından alınan ve aralarında eski başkan adayı Henrique Capriles’in de bulunduğu, Demokratik Birlik Yuvarlak Masası ittifakı üyesi 8 politik lider hakkında verilen ve bölgeyi terk etmelerini engelleyen, keyfi ve hukuksuz kısıtlama kararının derhal kaldırılmasını talep etmektedir.

Sonuç olarak, Sosyalist Enternasyonal, Venezüella’da demokrasiyi ve insan haklarını savunma konusundaki kararlılığını bir kez daha ifade etmektedir. Hükümeti de kamu kurumlarını, varlık sebeplerine aykırı olarak, sürekli istismar etmekten, altlarını boşaltmaktan ve müdahalede bulunmaktan vazgeçerek, tüm kurumları normal işleyişlerine kavuşturmaya çağırmaktadır.

 

SE Suriye’deki Savaşın Bitirilmesi İçin Çağrıda bulundu

 

sosyalist-enternasyonal

Sosyalist Enternasyonal, Suriye’de devam eden katliamların bir an evvel durdurulması ve uluslararası toplumun anlaşmazlıkların çözümü için ortak hareket etmesi konusunda çağrıda bulunmaktadır.

Ekim 2016

Tüm dünya, Suriye’de yaşanan trajediyi izlemeye devam ederken Sosyalist Enternasyonal, geçen ay ilan edilen ve bir haftadan kısa sürede bozulan ateşkesin ardından şiddetlenen katliamların ve çekilen ızdırapların uluslararası toplum tarafından durdurulması için bir kez daha ortak hareket etme çağrısında bulunmaktadır.

Suriye halkı; ülke sınırlarını aşan ve bugün itibariyle çözümü de kendi sınırlarının dışında olan çatışmaların tutsağı durumundadır.   Birleşmiş Milletlerin verilerine göre yaklaşık 13.5 milyon Suriyeli’nin insani yardıma ihtiyacı bulunmaktadır. Bunların yarısından fazlası ülke içinde yer değiştirmek zorunda kalmıştır ve yaklaşık 5 milyon kişi de mülteci durumundadır. Sadece geçen hafta, aralarında kadınların ve çocukların da bulunduğu Halep halkının; yerleşim yerlerine ve sağlık merkezlerine çok sayıdaki sığınak delici bombalarla ve yangın bombalarıyla yapılan saldırılar sebebiyle yaşadıkları büyük acılara şahit olduk.

Dünya, hem haksız yere acı çeken Suriyelileri kurtarmak hem de giderek yükselen sorunlu, çetrefilli zamanları tersine çevirmek adına, olası tehditleri engellemek ve daha tehlikeli çatışmaları sona erdirmek için kararlı ve çok taraflı çalışmaları yapmalı ve bu savaşa acilen bir çözüm bulmalıdır.

Suriye’deki bombalı saldırılar derhal durdurulmalı, insani yardımlar acilen sağlanmalı ve bu savaş bitirilmelidir.

1948’de kurulan Birleşmiş Milletlerin Kuruluş Günü olan 24 Ekim, umarız ki, Suriye’deki çatışmaların sona erdirilmesi için bir başlangıç tarihi de olacaktır.

Etkinlikler

Sonuç Bulunamadı

Üzgünüz, hiç bir gönderi kriterinizle eşleşmedi