Yazılar

UMUT ORAN’DAN MAHMUT ÖVÜR’E 100 BİN TL’LİK TAZMİNAT DAVASI



Sosyalist Enternasyonal Başkan Yardımcısı, CHP’li Umut Oran, yaşamı boyunca Pensilvanya’ya hiçbir zaman gitmediği halde kendisini 3 CHP’li ile birlikte FETÖ liderini ziyaret gitmekle itham eden ve bu asılsız iddiayı Sabah gazetesindeki köşesine taşıyan ‘gazeteci’ Mahmut Övür’e 100 bin TL’lik manevi tazminat davası açtı. Övür ile birlikte Sabah gazetesi ve Ömer Faruk Kalyoncu’nun da davalılar arasında yer aldığı tazminat davası önümüzdeki günlerde İstanbul 17. Asliye hukuk Mahkemesinde başlayacak.

Oran’ın dava dilekçesinde Mahmut Övür’ün asılsız iddiayı yazmasından sadece iki gün sonra Mehmet Altan’ın polis sorgusunda kendisine yöneltilen sorular arasında Mahmut Övür’le birlikte Fetullah Gülen’i Pensilvanya’da neden ziyaret ettikleri sorusunun da yer aldığını, dolayısıyla bizzat Övür’ün sık sık FETÖ’yü ziyaret ettiğinin ortaya çıktığını da anımsattı.

TEKZİBİ YAYINLAMADILAR

Umut Oran’ın avukatları Turgut Kazan, Aslı Kazan ve Serdar Laçin’in açtığı tazminat davasında Mahmut Övür’ün 8 Eylül 2016’da söz konusu asılsız iddiayı gündeme getirdiğini, 20 Eylül 2016 tarihli yazısında ise bir anlamda itirafta bulunduğu vurgulandı. Yazının yayımlanması üzerine hemen ertesi gün tekzip gönderildiği halde Sabah gazetesinin bunu yayınlamadığı da vurgulanan dava dilekçesinde özetle şunlar vurgulandı:

AKP VE CHP’Lİ KAYNAKLARI REDDETTİ, YAZISINDA İTİRAF EDİYOR

Mahmut Övür 20 Eylül tarihli yazısında ise itirafta bulunarak, önce bu asılsız kulis bilgisini kendisine aktaran isimleri bir bir sıralıyor ve sonra 4 CHP’liyi Pensilvanya’da gördüğü iddia olunan kişinin, AKP eski milletvekili Bünyamin Özbek olduğunu beyan ediyor. Aynı yazıda Övür, “bir süre sonra eski milletvekili Bünyamin Özbek’i aradım. Çok rahatsız oldu ve söylenenleri kabul etmedi” diyor. Evet müvekkilimizi Pensilvanya’da gördüğü konuşulan AKP eski milletvekili, davalı Mahmut Övür tarafından dolaşıma sokulan bu asılsız kulis bilgisini reddediyor. Ayrıca yine iddialarda adı geçen CHP eski milletvekili Osman Kaptan, Halk TV’de katıldığı bir programda bu iddiaların külliyen yalan olduğunu ifade etmiştir.

UMUT ORAN KUMPAS DAVALARINI İZLEDİ FETÖNÜN HEDEFİ OLDU

Davalı tarafından ortaya atılan bu tamamen uydurma iddia basında yer aldıktan sonra müvekkilimiz tarafından anında yalanlanmış, ayrıca gazeteye tekzip metni yollanmıştır. Zira müvekkilimiz yaşamı boyunca Pensilvanya’ya hiçbir zaman gitmemiştir. Müvekkilimiz Umut Oran siyasi hayatını cemaat yapılanmasının yarattığı bütün kumpas davalara karşı mücadele etmeye adamıştır. Verdi soru önergeleri ve yaptığı basın açıklamalarıyla hep bu suç örgütünün hedefi olmuştur. Hakkında fezleke düzenleyen Silivri Başsavcısının yargıç eşiyle görevden uzaklaştırılıp tutuklanmış olmaları bu gerçeğin apaçık örneğidir.

POLİS, MAHMUT ÖVÜR’ÜN PENSİLVANYA ZİYARETİNİ MEHMET ALTAN’A SORDU

Ve ilk yazının yayımlanmasından hemen sonra davalı Mahmut Övür’ün yalan iddialardan oluşan bu yazıyı hangi amaçla yazdığı ortaya çıkmıştır. Gerçekten Mahmut Övür bizim bildiğimiz en az iki kez Pensilvanya’ya gitmiş olmasına rağmen Fetullah Gülen’le gerçekleştirdiği görüşmelere ilişkin hiçbir yazı yazmamıştır. 8.9.2016 günlü azının yayınlanmasından iki gün sonra, davalının birlikte Pensilvanya’ya gittiği Mehmet Altan adlı kişi gözaltına alınmıştır. Emniyet sorgusunda şüpheli Mehmet Altan’a, Mahmut Övür’le gerçekleştirdiği Pensilvanya ziyaretlerinin detayları sorulmuştur. Basına yansıyan emniyet sorgusunun bir örneğini ilişikte takdim ediyoruz.

YAYIN SAHİBİ DE ÖVÜR’LE BİRLİKTE SORUMLU

Sonuç olarak, yapılan yayınların, hayatını Fetullahçı suç örgütleriyle mücadeleye adamış müvekkilimizin kişilik haklarına saldırı niteliğinde olduğu açıktır. Üstelik basın özgürlüğünün kişilik haklarına üstün tutulabilmesi için, “öncelikle haberin gerçek olması gerektiği” ve “dava konusu yayın gerçek değilse hukuka aykırı sayılacağı” Yargıtay kararları ile sabit, en temel bir ilkedir. Dolayısıyla bu tamamen gerçek dışı ve uydurma yazı sebebiyle Mahmut Övür eser sahibi olarak, ikinci ve üçüncü davalılar ise Basın Kanunu’nun 13. Maddesine göre yayın sahibi ve tüzel kişinin yönetim kurulu başkanı olarak sorumludur.”

 

Komployu kuran suç örgütü ortaya çıkarılmalı



CHP, ‘Sümeyye’ye suikast’ yalanının peşini bırakmıyor. Anamuhalefet, söz konusu haberlerin kimin talimatıyla, nerede hazırlandığının ortaya çıkarılmasını istiyor. Umut Oran, “Karşımızda Anayasal sistemi hedef alan bir suç örgütü var.” diyor.

 

zaman

Gazeteci Emre Uslu ile eski CHP milletvekili Umut Oran arasında geçtiği iddia edilen Sümeyye Erdoğan’a yönelik suikast yazışmalarının sahte olduğunun ortaya çıkması ve iddiayı gündeme getiren gazetelere 5 ayrı dava açılması CHP’yi ikna etmedi. Konuyla ilgili 50 ayrı suç duyurusunda bulunan CHP, Türk demokrasisini hedef alan bu komplonun nerede ve kimler tarafından hazırlandığının ortaya çıkarılmasını istiyor. CHP’li Oran, “Karşımızda, genel seçimlere üç ay önce anamuhalefet partisine komplo kurarak Anayasal düzeni ve parlamenter sistemi hedef alan bir suç örgütü var. Bunun mutlaka ortaya çıkarılması gerekir.” dedi.

CHP, ‘Sümeyye’ye suikast’ yalanının peşini bırakmıyor. Anamuhalefet, söz konusu haberlerin kimin talimatıyla, nerede hazırlandığının ortaya çıkarılmasını istiyor. Umut Oran, “Karşımızda Anayasal sistemi hedef alan bir suç örgütü var.” diyor.

Gazeteci Emre Uslu ile eski CHP milletvekili Umut Oran arasında geçtiği iddia edilen Sümeyye Erdoğan’a yönelik suikast yazışmalarının sahte olduğunun ortaya çıkması ve iddiayı gündeme getiren gazetelere 5 ayrı dava açılması CHP’yi ikna etmedi. Konuyla ilgili 50 ayrı suç duyurusunda bulunan CHP, Türk demokrasisini hedef alan bu komplonun nerede ve kimler tarafından hazırlandığının ortaya çıkarılmasını istiyor. CHP’li Oran, “Karşımızda, genel seçimlere üç ay önce anamuhalefet partisine komplo kurarak Anayasal düzeni ve parlamenter sistemi hedef alan bir suç örgütü var. Bunun mutlaka ortaya çıkarılması gerekir.” dedi.

Hükümete yakınlığıyla bilinen Akşam ve Star gazeteleri tarafından mart ayında yayımlanan manşet haberlerde, Twitter fenomeni Fuat Avni’nin gazeteci Emre Uslu olduğu ve Uslu’nun bu hesap üzerinden eski CHP milletvekili Umut Oran ile Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın kızı Sümeyye Erdoğan’a suikast düzenlenmesi için yazıştığı, söz konusu yazışmalardan CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu’nun da haberdar olduğu ileri sürülmüştü. Seçim öncesi anamuhalefet partisini hedef alan ağır iddialar üzerine CHP hukuk mücadelesi başlattı. CHP tüzel kişiliği, Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu ve yazışmalarda adı geçen Umut Oran ile CHP’li Akif Hamzaçebi, söz konusu gazeteler hakkında ve iddiaların nasıl oluşturulduğunun aydınlatılması talebiyle yaklaşık 50 ayrı suç duyurusunda bulundu. Basın suçlarıyla ilgili davada, konuyla ilgili inceleme yapan bilirkişinin raporu doğrultusunda iddianame hazırlayan savcılık, söz konusu gazetelerin yayımladığı yazışmaların gerçek Twitter yazışması değil, ‘acemice hazırlanmış bir delil üretme çabası’ olduğunu kaydetti. Soruşturma dosyalarına bakan Bakırköy Basın Savcısı Hüseyin Parlakkılıç her iki gazeteye 4 ayrı dava açarken, Savcı Mustafa Gökay da iki gazeteye ‘iftira’ suçundan dava açtı.

KUMPAS NEREDE HAZIRLANDI, ARKASINDA KİMLER VAR?

Ancak CHP’nin açtığı ve henüz bir ilerleme sağlanamayan çok sayıda suç duyurusu var. Bunların başında, ‘seçim öncesi anamuhalefet partisi hedef alınarak, Anayasal düzeni ve parlamenter sistemi hedef alan suç örgütü oluşturma’ iddiası yer alıyor. CHP’li Oran, Zaman’a yaptığı açıklamada CHP tüzel kişiliği başta olmak üzere, Kılıçdaroğlu ve çok sayıda partilinin onlarca dava açtığını kaydetti. Oran,  şu ifadeleri kullandı: “Bizim asıl davamız çete davası. Seçime 3 ay kala CHP’ye bir operasyon yapılmaya çalışıldı. Bir karalama ve algı kampanyası yapıldı. Bu suçu uyduranlar, üretenler ve suçu iftira olarak gündeme getirenler, aslında Anayasal düzene ve parlamenter sisteme bir operasyon ve saldırı düzenledi. Biz CHP olarak, bu iftiranın perde arkasında kimlerin bulunduğunun ve bunların ilişkilerinin neler olduğunun aydınlatılmasını istiyoruz. Olay sadece bir gazetecilik suçu değil. Bunun üretildiği bir kaynak var, bir yerlerden güç alınmış belli ki. Nerden güç alındıysa, o odakların ortaya çıkarılması gerekir.”

ERDOĞAN İFTİRACI GAZETELERE DAVA AÇMALI, NEDEN AÇMIYOR?

“Bize göre ortada bir çete var ve bu çete suç üretiyor. Bunları da iftira yoluyla anamuhalefet partisini hedef alarak yayınlıyor. Konuyla ilgili temel davamız bu. (…) Normalde Cumhurbaşkanı’nın bu gazetelerle ilgili suç duyurusunda bulunması lazım. Zaten böyle bir bilgi varsa, bunun haber yapılması değil ilgili makamlara bilgi verilmesi gerekir. Her açıdan çok önemli bir iftira bu. Hukuk devletinde hukukun çalışması gerekiyor. Bu saldırıyı gerçekleştirenler, medya gruplarının kendileriyle sınırlı değil. Ben bu hukuki mücadeleden sonuç alacağımızı düşünüyorum. Hukuk er ya da geç işleyecektir. Ben her şeye rağmen Türkiye’nin hâlâ bir hukuk devleti olduğuna inanıyorum. Ne kadar müdahale edilirse edilsin, adalet mutlaka ulaşacağı yere ulaşır.”

Zaman Gazetesi