Yazılar

Yalanlar bir bir ortaya çıkıyor, kumpasçılar yargı önünde hesap veriyor



 

Akşam gazetesine yargı tokadı 

Mahkeme Umut Oran’a hak verdi

Ankara 12. Asliye Hukuk Mahkemesi, Akşam gazetesini 17-20 Şubat 2015 tarihlerinde arka arkaya yaptığı asılsız yayınlar nedeniyle Umut Oran’a 6 bin TL manevi tazminat ödemeye mahkum etti.

Akşam gazetesi, birbirlerini takip etmedikleri için imkansız olmasına rağmen @fuatavni isimli hesap ile Umut Oran’ın twitterdaki kullanıcı adı olan @UmutOranCHP arasında 140 karakter sınırını da aşan hayali yazışmalar olduğunu öne sürerek, paralel yapının CHP’ye para yardımı yapacağı gibi akıl almaz yalanları art arda sıralamaktan çekinmemişti.

17-20 Şubat 2015 tarihleri arasında arka arkaya yapılan seri yayınlar üzerine Umut Oran, Akşam ve Güneş Gazetelerinin sahibi olan Ethem Sancak ile Akşam’ın genel yayın yönetmeni Murat Kelkitlioğlu hakkında örgütlü olarak suç işledikleri, milletvekilinin yasama görevi kapsamındaki denetim faaliyetlerini engellemek için hayali suç yaratarak üzerine attıkları, hakaret edip iftirada bulundukları gerekçesiyle suç duyurusunda bulunmuştu. Ankara Başsavcılığı gazetelerin merkezinin İstanbul’da bulunduğu gerekçesiyle suç duyurusunu İstanbul’a göndermişti.

Mustafa Dolu 11 yıl hapis istemiyle yargılanıyor

Umut Oran’ın suç duyurusu üzerine Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı Basın Suçları Bürosu, bilerek ve isteyerek zincirleme biçimde hakaret ve iftira suçunu işlediği gerekçesiyle Akşam ve Güneş gazetesinin sorumlu yazı işleri müdürü olan Mustafa Dolu hakkında 23 Mayıs 2015 tarihinde ceza davası açtı. Mustafa Dolu’nun 2 yıl ile 11 yıl arasında değişen hapis cezasına çarptırılması istenen dava Bakırköy 2. Asliye Ceza Mahkemesinde halen sürüyor.

Ceza davasının hakim savcıları değişti

Bu davayı açan savcılar ile iddianameyi kabul eden ilk hakimin görev yerleri değiştirilirken, HSYK bu değişikliğin ilgili hakim savcıların kendi talepleri üzerine gerçekleştiğini öne sürmüştü.

Akşam gazetesi Umut Oran’a tazminat ödeyecek

Umut Oran söz konusu karalama yayınlarını yapan her basın kuruluşuna ayrı ayrı tazminat davası açarak tekzip de göndermişti. Bu davalardan birisine bakan Ankara 12. Asliye Hukuk Mahkemesi dün yaptığı duruşmada kararını vererek gazetenin davanın kabul edilmemesi istemini reddederken, Akşam Gazetesinin asılsız ve iftira içerikli yayınları nedeniyle Umut Oran’a 6 bin TL manevi tazminat ödemesine hükmetti.

Umut Oran: Peşlerini bırakmayacağım

Bu karar üzerine Umut Oran şu açıklamayı yaptı:

“Bu ülkede namuslu insanlar da en az namussuz insanlar kadar cesur olmalıdır. Bu kumpas sadece bana değil 7 Haziran 2015 seçimleri öncesinde benim üzerimden CHP’ye de yapılmış büyük bir saldırı idi. Akşam, Güneş, Star ve daha sonra Sabah ve Takvim’in yaptığı bu yayınlar aslında anayasal düzene, parlamenter sisteme, demokratik düzenimize yapılan birer saldırı idi. Çünkü seçimlere 3 ay kala ana muhalefet partisinin genel başkanına, milletvekillerine, o dönem genel başkan yardımcısı olan bana yönelik kurulan bir kumpas, çirkin bir iftira idi. Alçakça senaryonun ceza davasının ardından hukuk mahkemesinde de saptanması sevindirici bir gelişme. Bu senaryoyu planlamaya, yazmaya cesaret edenlerin mutlaka cezalandırılması gerekiyor ki bir daha hiç kimse basın yoluyla yada devletin içinde çöreklenmiş devletten beslenen rant elde eden çeteler aracılığıyla temiz siyaset ve temiz toplum için mücadele eden ahlaklı siyasetçilere böyle iftiralar atamasın! Tabii bir de bu senaryonun perde arkasındakiler var onlar da er geç adaletin önüne çıkacaklar ve yaptıklarının bedelini ödeyecekler, peşlerini asla bırakmayacağım.”

akşam

akşam2

Bizim boğazımızdan haram lokma geçmez



Akşam Gazetesi 17-20 Şubat 2015 tarihlerindeki CHP eski Milletvekili Umut Oran’ı hedef alan haberleri nedeniyle 6 bin TL manevi tazminat ödemeye mahkum oldu.

Oran, Akşam Gazetesinden alacağı paranın yarısını şehit yakınlarına  ve gazilere yarısını da Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği’ne bağışlayacağını söyledi.

 

Komployu kuran suç örgütü ortaya çıkarılmalı



CHP, ‘Sümeyye’ye suikast’ yalanının peşini bırakmıyor. Anamuhalefet, söz konusu haberlerin kimin talimatıyla, nerede hazırlandığının ortaya çıkarılmasını istiyor. Umut Oran, “Karşımızda Anayasal sistemi hedef alan bir suç örgütü var.” diyor.

 

zaman

Gazeteci Emre Uslu ile eski CHP milletvekili Umut Oran arasında geçtiği iddia edilen Sümeyye Erdoğan’a yönelik suikast yazışmalarının sahte olduğunun ortaya çıkması ve iddiayı gündeme getiren gazetelere 5 ayrı dava açılması CHP’yi ikna etmedi. Konuyla ilgili 50 ayrı suç duyurusunda bulunan CHP, Türk demokrasisini hedef alan bu komplonun nerede ve kimler tarafından hazırlandığının ortaya çıkarılmasını istiyor. CHP’li Oran, “Karşımızda, genel seçimlere üç ay önce anamuhalefet partisine komplo kurarak Anayasal düzeni ve parlamenter sistemi hedef alan bir suç örgütü var. Bunun mutlaka ortaya çıkarılması gerekir.” dedi.

CHP, ‘Sümeyye’ye suikast’ yalanının peşini bırakmıyor. Anamuhalefet, söz konusu haberlerin kimin talimatıyla, nerede hazırlandığının ortaya çıkarılmasını istiyor. Umut Oran, “Karşımızda Anayasal sistemi hedef alan bir suç örgütü var.” diyor.

Gazeteci Emre Uslu ile eski CHP milletvekili Umut Oran arasında geçtiği iddia edilen Sümeyye Erdoğan’a yönelik suikast yazışmalarının sahte olduğunun ortaya çıkması ve iddiayı gündeme getiren gazetelere 5 ayrı dava açılması CHP’yi ikna etmedi. Konuyla ilgili 50 ayrı suç duyurusunda bulunan CHP, Türk demokrasisini hedef alan bu komplonun nerede ve kimler tarafından hazırlandığının ortaya çıkarılmasını istiyor. CHP’li Oran, “Karşımızda, genel seçimlere üç ay önce anamuhalefet partisine komplo kurarak Anayasal düzeni ve parlamenter sistemi hedef alan bir suç örgütü var. Bunun mutlaka ortaya çıkarılması gerekir.” dedi.

Hükümete yakınlığıyla bilinen Akşam ve Star gazeteleri tarafından mart ayında yayımlanan manşet haberlerde, Twitter fenomeni Fuat Avni’nin gazeteci Emre Uslu olduğu ve Uslu’nun bu hesap üzerinden eski CHP milletvekili Umut Oran ile Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın kızı Sümeyye Erdoğan’a suikast düzenlenmesi için yazıştığı, söz konusu yazışmalardan CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu’nun da haberdar olduğu ileri sürülmüştü. Seçim öncesi anamuhalefet partisini hedef alan ağır iddialar üzerine CHP hukuk mücadelesi başlattı. CHP tüzel kişiliği, Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu ve yazışmalarda adı geçen Umut Oran ile CHP’li Akif Hamzaçebi, söz konusu gazeteler hakkında ve iddiaların nasıl oluşturulduğunun aydınlatılması talebiyle yaklaşık 50 ayrı suç duyurusunda bulundu. Basın suçlarıyla ilgili davada, konuyla ilgili inceleme yapan bilirkişinin raporu doğrultusunda iddianame hazırlayan savcılık, söz konusu gazetelerin yayımladığı yazışmaların gerçek Twitter yazışması değil, ‘acemice hazırlanmış bir delil üretme çabası’ olduğunu kaydetti. Soruşturma dosyalarına bakan Bakırköy Basın Savcısı Hüseyin Parlakkılıç her iki gazeteye 4 ayrı dava açarken, Savcı Mustafa Gökay da iki gazeteye ‘iftira’ suçundan dava açtı.

KUMPAS NEREDE HAZIRLANDI, ARKASINDA KİMLER VAR?

Ancak CHP’nin açtığı ve henüz bir ilerleme sağlanamayan çok sayıda suç duyurusu var. Bunların başında, ‘seçim öncesi anamuhalefet partisi hedef alınarak, Anayasal düzeni ve parlamenter sistemi hedef alan suç örgütü oluşturma’ iddiası yer alıyor. CHP’li Oran, Zaman’a yaptığı açıklamada CHP tüzel kişiliği başta olmak üzere, Kılıçdaroğlu ve çok sayıda partilinin onlarca dava açtığını kaydetti. Oran,  şu ifadeleri kullandı: “Bizim asıl davamız çete davası. Seçime 3 ay kala CHP’ye bir operasyon yapılmaya çalışıldı. Bir karalama ve algı kampanyası yapıldı. Bu suçu uyduranlar, üretenler ve suçu iftira olarak gündeme getirenler, aslında Anayasal düzene ve parlamenter sisteme bir operasyon ve saldırı düzenledi. Biz CHP olarak, bu iftiranın perde arkasında kimlerin bulunduğunun ve bunların ilişkilerinin neler olduğunun aydınlatılmasını istiyoruz. Olay sadece bir gazetecilik suçu değil. Bunun üretildiği bir kaynak var, bir yerlerden güç alınmış belli ki. Nerden güç alındıysa, o odakların ortaya çıkarılması gerekir.”

ERDOĞAN İFTİRACI GAZETELERE DAVA AÇMALI, NEDEN AÇMIYOR?

“Bize göre ortada bir çete var ve bu çete suç üretiyor. Bunları da iftira yoluyla anamuhalefet partisini hedef alarak yayınlıyor. Konuyla ilgili temel davamız bu. (…) Normalde Cumhurbaşkanı’nın bu gazetelerle ilgili suç duyurusunda bulunması lazım. Zaten böyle bir bilgi varsa, bunun haber yapılması değil ilgili makamlara bilgi verilmesi gerekir. Her açıdan çok önemli bir iftira bu. Hukuk devletinde hukukun çalışması gerekiyor. Bu saldırıyı gerçekleştirenler, medya gruplarının kendileriyle sınırlı değil. Ben bu hukuki mücadeleden sonuç alacağımızı düşünüyorum. Hukuk er ya da geç işleyecektir. Ben her şeye rağmen Türkiye’nin hâlâ bir hukuk devleti olduğuna inanıyorum. Ne kadar müdahale edilirse edilsin, adalet mutlaka ulaşacağı yere ulaşır.”

Zaman Gazetesi