Benden duymadığınız hiç bir iddiaya itibar etmeyin!



Paylaşın!

Mustafa Kemal Atatürk ve arkadaşlarının öncülüğünde büyük Türk milletinin kurduğu Türkiye Cumhuriyeti, belki de tarihinin en zorlu dönemini yaşıyor. Tüm dünya Covid-19’la, her geçen gün derinleşen ekonomik krizlerle ve 4.Sanayi Devriminin yarattığı inanılmaz boyutlardaki değişimlerle baş etmeye çalışırken Türkiye, tüm bunlara ek olarak, bir de “tek adam düzeninin” zorluklarıyla mücadele etmek zorunda kalıyor.

Ne yazık ki çift taraflı bu kıskaçtan Türk milletini kurtarması beklenen muhalefet unsurları da, geçen 19 yıl içinde, gerekli adımları atamadılar ve Türk milletine umut olamadılar.

Ben de bu durumun sebeplerini, yani muhalefet bloğunun neleri yanlış yaptığını, tek başına iktidar olmak için yapılması gerekenleri uzun zamandır sizlerle paylaşmaya broşürlerle, basın açıklamalarıyla ve TV programlarıyla sizlere ulaştırmaya çalışıyorum. Cumhuriyet Halk Partisi’ne de, bir partili sorumluluğuyla, doğru stratejiyi, doğru taktik adımları göstermeye uğraşıyorum. Açıkçası aklın ve bilimin ışığında “daha iyiyi” aramanın her Cumhuriyet çocuğunun görevi olduğuna da inanıyorum. Atatürk’ün manevi mirasçısı olarak ilk görevimin CHP’yi “doğru ideolojik ve örgütsel noktaya” ulaştırmak olduğunu düşünüyorum. Bu düşünce beni sürekli olarak üretmeye, partim, ülkem ve Türk milleti için daha çok çalışmaya sevk ediyor.

Ancak son dönemlerde, özellikle sosyal medya platformlarında, yürütülen bazı tartışmalarda ismimin parti içi/parti dışı muhalefet olarak kodlandırıldığını ve çeşitli “hareketlerin ya da yeni kurulacak partilerin parçası olduğum/olacağım” şeklinde iddiaların ortaya atıldığını görüyorum. Gerçekle uzaktan yakından ilgisi olmayan bu tarz söylentilerin CHP’ye zarar verdiğini ve parti kamuoyunu da yanlış yönlendirdiğini düşündüğüm için siz dava arkadaşlarıma bu satırları yazma ve sizleri uyarma ihtiyacı duyuyorum.

Tüm siyasi hayatını Cumhuriyet Halk Partisi çatısı altında geçirmiş bir Cumhuriyet çocuğu olarak parti dışında örgütlenen herhangi bir “hareketle/partiyle/oluşumla” irtibatımın olmadığını ve olmayacağını;

Hangi ad altında olursa olsun parti içinde kurulan herhangi bir “hareketin, oluşumun, grubun” parçası olmadığımı, olmayacağımı;

Bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da Cumhuriyet Halk Partisi içinde, “bana ve fikirlerime inanan dava arkadaşlarımla beraber” aklın ve bilimin ışığında ilk günkü heyecan ve inançla Cumhuriyet Halk Partisini ve Türkiye Cumhuriyeti’ni Atatürk’ün işaret ettiği aydınlık geleceğe ulaştırmak için mücadeleye devam edeceğimin bilinmesini istiyorum.

En başından beri bana, dava arkadaşlarıma ve fikirlerime inanan, dayanışma içinde olan tüm CHP’lilere ve her yaştan Cumhuriyet çocuğuna “benim ağzımdan duymadıkları hiçbir iddiaya itibar etmemelerini” mücadelemin CHP’yi tek başına iktidar yapana kadar devam edeceğini bildirmek istiyorum.

Bu itibarla tüm dava arkadaşlarıma ve benimle yol yürüyen tüm gönül dostlarıma hatırlatıyorum:

“Safları” sıklaştırın, CHP’yi ayağa kaldıracağımız günler yakındır!

Umudunuzu asla kaybetmeyin, gelecek 4 Eylül ruhuyla yol alan bizlerin olacaktır.

Dayanışma duygularımla,

Umut Oran

Print Friendly, PDF & Email

Paylaşın!

0 yorumlar

Yorum Yap

Want to join the discussion?
Feel free to contribute!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir