Çalışma hayatını kölelik düzenine çeviren, çalışma barışını dinamitleyen;
                EMEK DÜŞMANI AKP!…
·        Recep Tayyip Erdoğan faşizmi, Taksim’de 1 Mayıs’ı kutlamak isteyen emekçilere eşi görülmemiş bir şiddet ve terör uygulayıp bayramı cehenneme çevirerek, gerçek yüzünü yani “emek düşmanı” olduğunu bir kez daha gösterdi.
·        On yılı aşan iktidarı döneminde çalışma yaşamına yönelik düzenlemeleriyle adeta bir kölelik düzeni yaratmaya çalışan AKP döneminde emek kesimi “üvey evlat” muamelesi gördü.
·        Küresel karteller ve palazlandırdığı yandaş sermaye grupları için örgütsüz bir çalışan kesimi ve “ucuz işçilik cenneti” yaratmaya çalışan AKP, örgütlenme ve grev hakkını yasal olmayan yollarla önlerken, emekçiye açlık düzeyinin altında asgari ücret, güvencesiz ve kuralsız çalışma, mezarda ve kıdem tazminatsız bir emekliliği reva görüyor.
·        2002 yılında 3 milyona yaklaşan sendikalı işçi sayısı elden geçirilen yeni kayıtlara göre 2013 itibariyle 1 milyon dolayına geriledi. OECD ülkelerinde yüzde 20’ye yaklaşan sendikalaşma oranı, resmi istatistiklere göre Türkiye’de yüzde 9.2. Ancak tüm ücretliler dikkate alındığında bu oran yüzde 6 dolayına geriliyor. Yani Türkiye’de her 16 çalışandan sadece biri sendikalı.
·        2002’de 358 bin olan taşeron işçi sayısı bugün 1.7 milyona ulaşmış durumda. Taşeron sistemi; güvencesiz, kuralsız çalışmanın, iş cinayetlerinin, sendikasızlaştırmanın, yasaları ve hakları yok saymanın adıdır…
·        2002-2012 döneminde 735 bin 803 iş kazası yaşandı; 10 bin 804 işçi öldü, 14 bin 665 işçi sakat kaldı.
·        AKP’nin gündemindeki yeni “İstihdam Stratejisi”; kölelik düzenini tamamlayacak radikal düzenlemeleri içeriyor. Esnek çalışanların oranını yüzde 3.6’dan yüzde 18.8’e yükseltmek istiyor. Esnek çalışma ise örgütsüzlük, taşeronlaşma, kıdem ve yıllık iznin olmaması, düşük ücrete razı olma anlamını taşıyor. Buna göre Özel İstihdam Büroları (ÖİB) kurularak işçiler geçici olarak kiraya verilecek. Bu da sendikaların, toplusözleşmelerin olmaması, kıdem tazminatının ortadan kalkması ve ücretlerin de asgariye inmesi anlamına geliyor. Yani sendika yok, toplu sözleşme yok.
·        Başbakan Erdoğan, bir yandan küresel emperyalizmin kendisine verdiği “eşbaşkanlık” görevi doğrultusunda terör örgütüyle pazarlık masasına otururken, ekonomi, dış politika, çalışma yaşamı ve diğer alanlardaki politikalarıyla toplumsal barışı dinamitliyor. AKP’nin küresel emperyalizmin kendisine verdiği görevler çerçevesinde uyguladığı milli çıkarlara aykırı nitelikteki tüm politikaları gibi çalışma yaşamına yönelik uygulamaları da çalışma barışı ve toplum huzurunu bozacak nitelikte.
·        Ülkenin bekası, milletin esenliği için, bu kökü dışarıda kadronun bir an önce iktidardan uzaklaşması gerekiyor!…
Basın Açıklaması:
emek-dusmani-akp_5mayis2013-1

 
 

Print Friendly, PDF & Email