Yazılar

Evet cephesi çökmüştür en güzel örneği de Erciş’tir

 

IMG_5088

Erciş’i önce deprem sonra AKP Vurdu 

Umut Oran: Ey iktidar, el insaf Erciş’in suçu ne? 

Atatürk heykelinin etrafını çöplük yapmışlar!! 

VAN Erciş

(Fotoğraflı) 

Sosyalist Enternasyonal Başkan Yardımcısı, CHP’li Umut Oran, referandum çalışmaları kapsamında dün Van’da iken vatandaşların talebi üzerine son anda Erciş’i de programına ekledi. Akşam saatlerinde Erciş’e giden Umut Oran, “2010 yılındaki anayasa referandumda yüzde 93,6 oranında evet diyen Erciş’i önce deprem sonra da AKP vurmuş. Erciş’in hayalet şehire, adeta köye dönüşmüş olmasını görünce yüreğim sızladı. Sn. Bahçeli’nin açıklamasının üstüne Erciş’te vatandaşın feryadını görünce diyorum ki 16 Nisan’da evet cephesi çökmüştür, kendi kalelerine bile ihanet etmiş bir anlayış var karşımızda” dedi.

Ercişlilere söz verdi

CHP’li Umut Oran, 2011 depremi sonrasında 5 kez ziyaret ederek sorunlarını TBMM gündemine taşıdığı Erciş’e dün sürpriz bir ziyaret yaptı. Dün akşam karşılaştığı manzara ve vatandaşların feryadı üzerine “Söz veriyorum bu yaşananları gündeme taşıyacağım” diyerek bugün yazılı açıklama yapan Umut Oran şunları kaydetti:

Evet cephesi çökmüştür

Ercişliler 2010 yılında referandumda yüzde 93,6 oranında evet diyerek bu hükümete, yargının FETÖ’nün emrine verilmesine onay verdi, ardından yaşananlar malum. Ama her şerde bir hayır vardır derler. Sn. Bahçeli bile sonunda bölünme riskini görmüş durumda. Daha önce yüzde 93,6’sı evet demiş Erciş’liler şimdi binpişman, şehirleri terkedilmiş virane bir köye dönüşmüş durumda. Çıkardıkları milletvekilleri bakan yardımcıları var ama Erciş sefalet içerisinde. 2010 yılındaki anayasa referandumda yüzde 93,6 oranında evet diyen Erciş’i önce deprem sonra da AKP vurmuş. Erciş’in hayalet şehire adeta köye dönüşmüş olmasını görünce yüreğim sızladı. Sn. Bahçeli’nin açıklamasının üstüne Erciş’te vatandaşın feryadını görünce diyorum ki 16 Nisan’da evet cephesi çökmüştür, kendi kalelerine bile ihanet etmiş bir anlayış var karşımızda

Konteyner hastane, barakada acil müdahale

Nüfusu, 25 il nüfusundan büyük olan 125. 000 nüfuslu koca şehir enkaz halinde, köye dönmüş. Şehir Hastanesi 9 yıldır tamamlanamadı, sağlık hizmetleri konteynır hastanede veriliyor. Acil servis barakada hizmet veriyor. Şanlıurfa’da sağlık hizmetleri ve hastane nutuğu atanların önce Erciş’e bakıp öyle konuşmaları gerekir

Atatürk heykeli çöplük içinde

Depremden sonra 6,5 yıl geçti şehir merkezindeki yaklaşık 3.000 hasarlı konut halen yıkım bekliyor. Deprem konutlarında TOKİ ayrımcılık yapıyor mağdurlar yerleşemezken 3 bin konuda hak sahibi olmayanları da yerleştirmişler! Deprem konutlarının altyapı sorunu da cabası, kentte su sorunu var ve özellikle yazın kokudan durulmuyor şehirde. Yol, ulaşım ve altyapı sorunu da had safhada. Bu kadar sorunun içinde de şehir merkezindeki Atatürk heykelinin etrafını da tam bir mezbelelik yapmışlar. Kasti olarak Atatürk heykelinin bu şekilde bırakılması yürek sızlatıcı

IMG_5097

Şehir merkezi bile hayalet şehir gibi

Şehir merkezi depremle yıkıldı, iktidar kentsel dönüşüme soktu,7 yıl geçti kent merkezinin ihalesi bile yapılamadı. Yıkılan 250 dükkanın sahipleri geçici olarak yaptıkları derme çatma barakalarda perişan, çok kötü şartlarda esnaflık yapıyor. Şehrin merkezi meydan adeta harabe, hayalet şehir gibi

5 ay çalışan şeker işçileri mezarda emekli olacak

Erciş Şeker 1988’den beri faaliyette ama o zaman 1.200 çalışanı vardı, bugün ise çalışan sayısı 490’a düşürülmüş. Yılda sadece 5 ay çalışıyorlar, dolayısıyla geçici işçi olarak çalışan emekçi mezarda emekliliğe gün toplamaya çalışıyor. 28 yıldır çalışan bir emekçi, ‘yılda sadece 5 ay çalışıyorum 7 ay boş geziyorum ve SGK primim de buna göre yatıyor. Ben ancak mezarda emekliliği hak edeceğim’ diyerek bana dert yandı. Pancar kotası da 60 tondan 20 tona düşmüş.

İŞKUR, AKP’nin arka bahçesi gibi

Seçim öncesi terör bitmiş olmasına rağmen 900 korucu işe alınmış, tam bir seçim rüşveti! İŞKUR, AKP’nin arka bahçesi gibi çalışıyor, işe alınmak için önce parti üyeliğine bakılıyor sonra parti milletvekili ya da Gümrük Bakanı Yardımcısından referans isteniyor. AKP büyük bir baskı ve cadı avı uyguluyor burada. Kaymakam ve belediyeye atanan kayyum AKP ilçe temsilcisinden geri kalmıyor, diğer parti üyelerine büyük baskı uyguluyor. İlçenin resmi protokolüne muhalefetten tek bir kişi bile dahil edilmiyor!

IMG_5090

IMG_5086

IMG_5085

IMG_5091

IMG_5092

IMG_5095

IMG_5096

Tek Adam Rejiminde İstikrarlı Olan Tek Şey “KAOS”tur

 

_CHP0749

Hayır’da yüzde 55 ve üstü mümkün 

CHP’li Umut Oran, 16 Nisan referandumu çalışmaları kapsamında KKTC dışında gidip çalışma yaptığı 27. İl olarak bugün Van’a geldi. Umut Oran, “16 Nisan’da vatandaşlarımız Ya Demokrasi Ya Kaos, Ya Aydınlık Ya Karanlık, Ya İş Aş Huzur, Barış Ya da belirsizlik ve kaos arasında tercih yapacak. Çünkü başkanlık istikrar getirmez, çünkü Tek adam rejiminde istikrarlı olan tek şey kaostur. Yeni anayasa değişikliği, kuvvetler ayrılığını yok ediyor, parlamento denetimini sınırlıyor ve 21.Yüzyıl Sultanlığını doğuruyor” dedi.

Umut Oran, CHP Van İl Başkanlığında İl Başkanı Mehmet Kurukçu ile birlikte basın toplantısında düzenledi. Umut Oran konuşmasında şunları kaydetti:

Van çöküş içinde

Van’a deprem döneminde sıkça geldim, sorunlarını milletvekili iken TBMM gündemine sıkça taşıdım. Van, deprem öncesinde de zaten iş, aş, sosyal barış olarak sorunları var idi ve deprem sonrasında maalesef bu sorunlar katlanarak arttı, bugün ise sürdürülemez bir hal aldı.

Van ili büyük göç almakta ama aynı zamanda büyük oranda göç de vermektedir. Bu nedenle Van ekonomisi tam bir çöküş içerisindedir, sınır kenti olmasına rağmen ticareti durma noktasına gelmiştir, sanayi, ticaret, tarım ve hayvancılık bitmiş, vergi borçları çevrilemez durumdadır. Üstelik bunun üstüne bir de Vanlının konut kredisi ve banka kredileri eklenince sorunlar dağ gibi olmuştur.

Tek Adam’da sadece kaosta istikrar olur!

16 Nisan’da vatandaşlarımız Ya Demokrasi Ya Kaos, Ya Aydınlık Ya Karanlık, Ya İş Aş Huzur, Barış Ya da belirsizlik ve kaos arasında tercih yapacak. Çünkü başkanlık istikrar getirmez, çünkü Tek adam rejiminde istikrarlı olan tek şey kaostur. Yeni anayasa değişikliği, kuvvetler ayrılığını yok ediyor, parlamento denetimini sınırlıyor ve 21.Yüzyıl Sultanlığını doğuruyor.

Türkiye, tarihin hiçbir döneminde olmadığı kadar medeni dünyadan, evrensel hukuk ilkelerinden ve demokrasiden uzaklaşmış durumdadır. İlan edilen ve artık sürekli hale gelebileceği görülen Olağanüstü Hal’e rağmen AKP hükümeti toplumun önüne “tek adam rejimini” de koymuş yönünün Ortaçağ olduğunu ispatlamıştır.

Hayır’da yüzde 55 ve üstü mümkün

Katılım oranı arttıkça hayırlı bir Türkiye daha da somutlaşmaktadır. Gittiğim yerlerden de gördüğüm tablo şudur ki 16 Nisan’da yurttaşlarımız vatan borcu namus meselesi olarak görüp sandığa giderse katılım yüzde 85’i aştığında hayır oylarının çok rahat biçimde yüzde 55 ve üzeri olacaktır. Bunu sokaktan, pazardan, esnaftan çok rahat biçimde görüyorum.

İktidarın sesi TRT

Tüm yurttaşların vergileriyle ayakta tutulan TRT kanalları iktidarın sesine dönüştürülmüşken hiçbir muhalif partiye ve görüşe TRT ekranlarında yer verilmemektedir. AKP, devletin kasasını adeta parti bütçesi haline dönüştürmüş ve tüm imkânları “tek adam rejimini” topluma dayatmak için seferber etmiştir.

Ancak bilinmelidir ki sadece Olağanüstü Hal’in varlığı bile evrensel hukuk ve demokratik gelenekler açısından bir referanduma engeldir. Zira muhalefetin sağlıklı ve özgürce kampanya yürütmesi, toplantılar yapması ve gerçekleri halkımıza anlatması sistematik olarak engellenmektedir.

AKP iktidarı, halkın haber alma özgürlüğünü engellemenin yanında onlarca yandaş kanalda her gün yapay bir gündem üzerinden yaygara yaparak, gerçeklerin konuşulmasını engellemeye ve büyük bir gürültü perdesi oluşturarak gündemi kontrol etmeye uğraşmaktadır.

7 milyon işsiz ve Doğu’da biten hayvancılık anayasada yok

Oysa ülkemizin çözülmeyi bekleyen ve ertelenemez onlarca sorunu bulunmaktadır. Bunlardan biri ve belki de en önemlisi işsizliktir. Resmi açıklamalara göre çoğunluğu genç olmak üzere yaklaşık 7 milyon evladımız işsizdir. Yani üretebilecek güce ve isteğe sahip olmasına rağmen işgücü piyasasına girememektedir. Bu durum üniversite mezunları arasında da çok büyük sorundur ve genç kadınlar en büyük sorunu yaşamaktadır. Ancak hükümetin işsizlik konusunda 80 milyon yurttaşımıza önerdiği hiçbir anlamlı söz yoktur. Özellikle Doğu Anadolu için büyük potansiyel ifade eden hayvancılık ve hayvancılığa bağlı ürünler konusunda hiçbir ciddi proje ortaya konmamıştır. Ve Türkiye, kendi meraları boş durumdayken yurtdışından canlı et ithal eder hale gelmiştir.

Türkiye’nin üstündeki karabulut

İşsizlik ve geleceksizlik doğal olarak toplumsal huzuru da bozmaktadır. Toplum doğudan batıya ve kuzeyden güneye büyük bir gerginliğin ve çatışma ikliminin içine düşmüş bulunmaktadır. Her ilden yurttaşlarımız doğdukları yerde geçimini sağlayamadığı için akın akın büyükşehirlere göçmektedir. Hem köyden il ve ilçe merkezlerine hem de Türkiye’nin dört bir yanından büyük şehirlere devam eden göç dalgası ülkenin her yerinde kent sorunlarını had safhaya ulaştırmaktadır. Sefalet ve çaresizlik iş bilmez politikacıların sayesinde bir karabulut gibi Türkiye’nin üstüne çökmüştür.

Sürekli düşmanlık ve nefret

Popülizmin ve hamasetin konforlu oy avcılığına alışan siyasi anlayış sorunları çözmektense bir ötekine hakaret etmeyi, her konuda düşman yaratmayı ve halkın bir kısmını diğerine günah keçisi olarak sunmayı adet edinmiştir. Ancak bilinmelidir ki sürekli düşmanlık ve nefret üzerinden politika yapanlar yüksek oy oranlarına sahip olsalar da oy aldıkları insanların da en büyük düşmanlarıdır.

Ülkeyi 15 yıldır kendileri yönetiyor

İşte böyle bir iklimde “Tek Adam Rejimi” dayatması gündeme gelmiştir. Türkiye’yi kan ve gözyaşı gölüne çeviren iktidar bloğu geçen 15 yılda Türkiye’yi aralıksız yönettiklerini unutarak herkesi suçlu kendilerini ise mağdur olarak konumlandırmaktadır. Oysa 15 yıldır vatandaşın vergilerini lüks makam arabaları ve temsil giderleri için har vurup harman savuranlar değil Van’da hala deprem konutlarına mahkûm edilenler mağdurdur.

Bir lokma ekmeğe muhtaç analar

Her türlü yalanı söylemek için televizyonlara çıkarılan ve gazetelerde köşe verilen yandaşlar değil asgari ücret için günde 14 saat çalışmak zorunda bırakılanlar mağdurdur.

Nerden geldiği olmayan servetlerle, lüks konutlarda sefa sürüp, tek kuruş vergi vermeden keyif çatanlar değil toprağından kopup büyükşehirlerin girdabında bir lokma ekmeğe muhtaç olan analar ve babalar mağdurdur.

Mağdur olanlar okula gidemeyen genç kızlardır, hayatı boyunca başını sokacak bir ev sahibi olamayacak olan işçilerdir, emekçilerdir. Türkiye’nin mağdurları işsizlerdir, yurt bulamayan üniversite öğrencileridir, hukuksuzlukla terbiye edilmeye çalışılan muhaliflerdir. Türkiye’de mağdur olan her kökenden sırandan halktır! Ama 15 yıldır olduğu gibi yine mağdur edebiyatı yapan da iktidar koltuklarında oturanlardır.

İstikrar sadece huzursuzlukta var

Dünya’da gelişmiş, medeni, demokratik ve özgür olarak tanımlanan en tepedeki 20 ülkenin nerdeyse tamamında parlamenter demokrasi varken Türkiye’yi 15 yıldır yönetenlerin yönü dünyanın her açıdan en gerisinde bulunan 20 ülkeden 18’i gibi kontrolsüz ve denetimsiz bir başkanlık yani tek adam rejimidir.

Bu durum sürdürülebilir değildir. Zira tek adam rejimlerinde istikrarlı olan tek şey “huzursuzluktur”!

Tek adam rejimlerinde her şey bir kişinin 2 dudağı arasındadır. İşte bizlere dayatılan 18 maddenin ve o maddelere bağlı olarak değişecek onlarca maddenin özeti budur! Yani hükümet, her şeyinizi bir kişinin 2 dudağından çıkacak karara teslim edin demektedir.

Bu itibarla “tek adam rejimini” pazarlamak için yapılan reklamların hepsi kandırmacadır zira hiçbir şey hukuka bağlı değildir tam aksine hukuk bile tek adam bağlıdır. Yani önerilen sistemde denge ve fren yoktur. Kendini yasayla bağlı hisseden bir yönetici yoktur. Tam aksine “ben dedim oldu” diyen bir anlayış hâkim olacaktır. Böyle bir ülkenin gideceği yerse geri kalmışlık, huzursuzluk, kan ve gözyaşı dışında bir yer olmayacaktır.

Demokrasi insan onuru için Van hayır diyecektir

Buraya gelmeden önce ziyaret ettiğim 29 ilde olduğu gibi ben Vanlı kardeşlerimin de demokrasiye, insan onuruna, özgürlüklere, barışa ve kardeşliğe bir şans daha vermek için “tek adam rejimine” hayır diyeceğine inanıyorum. Vanlıların sadece kendileri için değil bu topraklarda nefes alan ve gelecekte nefes alacak olan her kuşak için de “hayır” demesi gerektiğine inanıyorum.

Ya itaat et ya sus

Zira bugünün Türkiye’sinde onlarca sorun olsa da parlamenter sistem, mevcut hukuk düzeni ve yerleşik siyaset anlayışı hala bizlere çözüm için bir şans veriyor. Hala yurdun dört bir yanından insanlar birbirinin yüzüne bakabiliyor, hala barış ve kardeşlik adına bir söz söyleyebiliyor. Ancak “tek adam rejiminde” bizlere sunulacak olan tek seçenek “ya itaat et ya da sonsuza kadar sus” olacaktır.

Başkanın adamları olacak

Tek adamların hüküm sürdüğü yerlerde renkler ya da fikirler değil sadece “başkanın adamları ve başkanın düşmanları olacaktır!” İşin daha kötü tarafıysa o başkanların adamı olmayan yani ben tarafsız kalabilirim diyenlerin de düşman olarak kodlanacak olmasıdır. Bunun örneği Almanya’da Hitler döneminde vardır. Hitler için ona itaat edenler ve etmeyenler diye sadece 2 grup vardı. Ve itaat edenler bile her an düşman ilan edilebiliyordu. Bu yüzden bugün kazanlar arasında olanlar bile ertesi gün her şeylerini kaybedebiliyordu.

O halde hepimiz için seçim basittir. Farklılıklarını zenginlik olarak görenler, barıştan, kardeşlikten ve huzurdan yana olanlar “tek adam rejimine” tüm kalpleriyle hayır diyeceklerdir. Ben hamasetle de doyarım, gerekirse “tek adamın gözüne girmek için her şeyi de yaparım diyenlerse “tek adam rejiminden” yana tavır alacaklardır.

Gönül gönüle çözeceğiz

Ben genel anlamda Doğu Anadolu’nun, özel anlamda da Van’ın her bir evladının “tek adam rejimine hayır” diyerek mutlu, huzurlu, barıştan ve özgürlükten yana tavır alacağına inanıyorum. Bunu yaptığımız zaman. Sandıklarda “80 milyon kere hayır” diye haykırdığımız zaman daha özgür, daha adil, daha huzurlu bir ülkenin de var olabileceğini hep beraber göreceğiz. Türkiye’nin tüm sorunlarını el ele, gönül gönüle çözeceğiz. Şiddetin ve düşmanlığın dilini değil barışın ve kardeşliğin renkli dilini inşa edeceğiz. O zaman hepimiz özgürleşeceğiz.

27 il ve KKTC’de çalıştı

İstanbul’da sürekli çalışma yürüten Umut Oran, KKTC’nin dışında bugüne kadar 27 ile giderek (Adana, Ankara, Antalya, Balıkesir, Bolu, Burdur, Bursa, Denizli, Düzce, Erzurum, Hatay, Isparta, İstanbul, İzmir, Kastamonu, Konya, Kütahya, Malatya, Manisa, Mersin, Niğde, Rize, Sakarya, Sivas, Trabzon, Tekirdağ, Van) #1Oy1VatanKurtarır, referandum değil #memleketmeselesi mesajı veriyor.

CHP’den “depremzede Vanlının elektrik borcunu silelim” teklifi

 

Umut Oran ve Sezgin Tanrıkulu, 7 aylık borcun silinmesi için yasa teklifi hazırladı

AKP milletvekilleri, CHP’nin Van’a özel bir başka yasa teklifini ise dün reddetti

ANKARA

Van’da Ekim ayında yaşanan deprem sonrasında özelikle kışın depremzede yurttaşın tek ısı kaynağı olan elektrikli ısıtıcıların yoğun kullanımı nedeniyle 6 ay sonra gelen 650 TL – 2 bin TL’lik elektrik faturaları kentte şok etkisi yarattı. CHP Van il Başkanlığı kongresi için 15 nisan’da kente giden CHP İstanbul Milletvekili Umut Oran ve CHP Genel Başkan Yardımcısı Sezgin Tanrıkulu, yurttaşın bu durumdan yakınması üzerine tek maddelik yasa teklifi hazırlayarak TBMM’ye sundu ve Van’daki depremzedenin son 7 aylık elektrik borcunun silinmesini istedi.

CHP’li Umut Oran ve Sezgin Tanrıkulu’nun birlikte hazırladığı, “7269 sayılı Umumi Hayata Müessir Afetler Dolayısiyle Alınacak Tedbirlerle Yapılacak Yardımlara Dair Kanun’da Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi” tek maddeden oluşuyor.

7 aylık elektrik borcu silinsin

TBMM başkanlığına sunulan yasa teklifinde, 7269 sayılı yasaya şu geçici maddenin eklenmesi önerildi:

“23 Ekim 2011 ve 9 Kasım 2011 tarihlerinde Van’da yaşanan deprem nedeniyle 1 Ekim 2011 – 30 Nisan 2012 tarihleri arasında gerçek ve tüzel kişilerden tükettikleri elektriğe ilişkin tüketim bedeli alınmaz, bu bedel ilgili dağıtım şirketine Hazine Müsteşarlığı tarafından ödenir. İlgili elektrik dağıtım şirketi bu bedeller üzerinden alınan her türlü vergi, TRT katılım payı, enerji fonu ve diğer kesintilerden muaf sayılır.”

Toplu fatura mağdur etti

Oran ve Tanrıkulu, yasa teklifinin gerekçesinde; anayasada yer alan sosyal devlet ilkesi gereğince, Van bölgesinde yaşanan afet sebebiyle büyük ekonomik ve sosyal zarara uğramış gerçek ve tüzel kişilerin zaruri sebeplerle kullanmış oldukları elektriğin kullanım bedelinin, Hazine tarafından karşılanmasının amaçlandığı vurgulandı. Gerekçede, “Mevcut durumda, Ekim 2011 tarihi ile Nisan 2012 tarihleri arasındaki faturalar toplu bir halde vatandaşlara gönderilmiş, kış şartlarında ağır iklim koşullarında, zaruri ihtiyaçları için enerji kullanmak zorunda olan vatandaşlar, mağdur durumda kalmıştır. Kanun teklifi, bu mağduriyeti de ortadan kaldırmaktadır” denildi.

AKP oylarıyla teklif reddedildi

Öte yandan TBMM Genel Kurulu’nda dün yapılan görüşmelerde CHP’nin 18 kasım 2011 tarihinden bu yana Meclis’te görüşülmeyi bekleyen bir başka teklifi gündemdeydi. “Van-Erciş ve Çevresinde Meydana Gelen Deprem Afeti ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi” TBMM İçtüzügü uyarınca 45 gün içerisinde ilgili komisyonda görüşülmediği için CHP, teklifin doğrudan Genel kurul gündemine alınmasını talep etti. Ancak yapılan görüşmeler sonrasında teklifin gündeme alınması AKP’lilerin oylarıyla reddedildi.

AKP’nin “ret” oyları videoda

Bu konuyla ilgili açıklama yapan Oran, “AKP’lilerin Van’a dair vicdanlarını, iradelerine gördük. Vanlı depremzedenin derdini ortaya koyuh çözüm yolu gösterdik ama AKP’liler hiç sıkılmadan hayır oyu verdiler. Bunu merek eden http://www.umutoran.com/2012/04/25/tbmm-meclisi-genel-kurul-konusmasi-24-04-2012/ adresinden TBMM’deki görüşmenin videosunu ve AKP’lilerin ‘hayır’ demek için havaya kalkan ellerini rahatlıkla görebilir” dedi.

Reddedilen teklif neyi içeriyordu?

MHP’nin de desteklediği CHP’Nin yasa teklifinde; TOKİ’nin 4 yılı geri ödemesiz faizsiz konut onarım kredisi vermesi, ev ve işyeri yapımında parselasyon kolaylığı getirilmesi, Van’da görev yapan kamu görevlisine 3 yıl boyunca iki katı maaş ödenmesi, depremde yaşamını yitirenlerin yakınlarına SGK tarafından ölam aylığı bağlanması, yıkılan hayvan barınaklarının Tarım Bakanlığı’nca yeniden inşa edilmesi gibi düzenlemeler yer alıyor.

Yasa Teklifi;

van elektrik

 

Umut Oran, Van için 10 maddelik acil destek çağrısında bulundu

CHP İstanbul Milletvekili Umut Oran depremin vurduğu Van’ın yeniden normal hayata dönebilmesi için acilen alınması gereken kimi ekonomik-sosyal önlemler için hükümete çağrıda bulundu.

Van’ın 1,7 milyar TL’lik borcu için erteleme teklifi verdi.

ANKARA

CHP İstanbul Milletvekili Umut Oran, Van’da yaşanan deprem sonrasında şehirdeki yaşamın yeniden normale dönmesi için hükümete 10 maddelik ekonomik-sosyal destek çağrısında bulundu. Van’da STO’larla görüşen Oran, TBMM’ye sunduğu yasa teklifiyle de Eylül 2011 itibariyle 1,7 milyar TL olan Van’daki tüm ticari, bireysel ve zirai kredi borç ödemelerinin 1 Ocak 2014 tarihine kadar faizsiz olarak ertelenmesini önerdi.

İşte Van’ı canlandıracak acil önlem paketi;

Oran, yazılı açıklama yaparak Perşembe günü Van’da basın toplantısı gerçekleştirdikten sonra ticaret ve sanayi odası ile borsa temsilcileriyle görüştüğünü anımsattı. Oran’ın Van’da ekonomik ve sosyal yaşımı normale çevirmek için acilen yapılması gerektiğini saptadığı öneriler şöyle:

–    Van sadece Türkiye’nin değil Ortadoğu bölgesinin en önemli hayvancılık merkezlerinden biri. Çayır-mera alanları bakımından Türkiye’nin en zengin iki ilinden biri. Ancak gereken altyapı, yatırım ortamı oluşturulmalı, üretimin üzerindeki kamu maliyetleri düşmeli.

–    İstihdam odaklı, ihracat hedefli, sektörel kümelenme ile bölgesel kalkınma sağlayacak yeni bir model kurulmalı, finans akışı sağlanmalı.

–    Öncelikle Eylül 2011 itibariyle toplam kredi borcu 1,7 Milyar TL’yi bulan Van’daki mevcut kredi borçları ertelenmeli. Depremden etkilenen herkesin, kredi borcu 2014 yılı başına kadar ertelensin.

–    Van’da asgari ücret (işçi/işveren payı) bütünüyle vergiden muaf hale getirilsin.

–   Nakliye desteği verilerek, maliyet düşürülmeli.

–    Eximbank kredileri ile ihracata yönelik özel destek sağlansın.

–    Enerji maliyeti düşürülsün, en azından fon ve vergiler çıkarılıp, çıplak maliyet üzerinden hesaplanarak faturaya yansısın.

–    Sınır ticareti bu bölgenin bir gerçeği. Devletin bu gerçeği tanıması ve yasal güvenceye alması lazım.

–    Eski yeni ayrımı yapılmaksızın işletmelere getirilecek iyileştirmeler en az 10 yıl sürmeli. Mevcut işletmeler kapanmasın. Haksız rekabet olmasın, insanlar işini kaybetmesin.

–    Başka şehirlere giden binlerce öğrenci için Milli Eğitim Bakanlığı’nda bir Dayanışma Fonu oluşturulsun. Van’dan çevre şehirlere giden bütün öğrenciler bu fondan yararlansın.

KUTU

Çocuklara psiko-sosyal destek veriliyor mu?

Umut Oran, Milli Eğitim Bakanı Ömer Dinçer’e yönelttiği soru önergesinde de deprem sonrasında tam olarak kaç öğrencinin şehir dışına göç ettiğinin açıklanmasını istedi. Oran, Dinçer’e şu soruları yöneltti:

“-Şehirdeki öğrencilerin sosyal hayata uyumlarını güçlendirmek ve depremin etkilerini en aza indirmek için gereken hangi psiko-sosyal destek birimleri kurulmuştur ve bu birimlerden kaç öğrenci istifade etmektedir?

-Eğitime verilen yaklaşık 2,5 aylık ara nedeniyle oluşan kaybın giderilmesi için bakanlık hangi çalışmaları yürütmektedir?  Bu öğrencilerin yıl kayıplarının olmaması ve kendi muadillerinin gerisinde kalmamaları için hangi önlemler alındı ve bunlar ne zaman hayata geçecektir?

– Deprem nedeniyle kaç okul kullanılmaz hale geldi, okulları yenileme çalışmalarının ne zaman sonuçlanmasını planladınız?”

KUTU

Van’da tüm kredi borçları 2014’e kadar ertelensin

Umut Oran’ın verdiği yasa teklifiyle 7269 sayılı Umumi Hayata Müessir Afetler Dolayısiyle Alınacak Tedbirlerle Yapılacak Yardımlara Dair Kanuna eklenmesini istediği düzenleme şöyle:

“Geçici Madde 23:

23 Ekim 2011 ve 9 Kasım 2011 tarihlerinde Van’da yaşanan deprem nedeniyle zarar gören gerçek ve kamu kurumları hariç tüzel kişilerin hali hazırda kullanmakta oldukları tüm ticari, bireysel ve zirai kredi borç ödemeleri 1 Ocak 2014 tarihine kadar faizsiz olarak ertelenir . 23/10/2011 tarihi itibariyle borcu bulunan gerçek ve tüzel kişiler bu kanunun yürürlüğe girdiği tarihten sonra iki ay içerisinde borçlu bulundukları bankaya depremden zarar gördüklerini beyan ederek yazılı olarak müracaat ederler. Ertelenen krediler nedeniyle, bu kararın yayımı tarihinden itibaren erteleme süresinin sonuna kadar takip işlemi başlatılmaz. Erteleme işlemi borcun mevcut maddi ve şahsi teminatının sukütü anlamına gelmediği gibi, borçlunun müşterek borçlu ve müteselsil kefillerine de kefaletten çekilme hakkını vermez.”

 Yasa teklifi-soru önergesi ;

van7269degisilikteklifi[1]

06012012vanogrenci[1]

Umut Oran, Başbuğ için Başbakan’ın tanık olarak dinlenmesini istedi

CHP İstanbul Milletvekili Umut Oran, Van’da basın toplantısı düzenleyerek şehrin yeniden ayağa kalkması için alınması gereken önlemler için hükümete çağrıda bulundu.

Oran, Eski Genelkurmay Başkanı emekli orgeneral İlker Başbuğ’un andıç davası kapsamında tutuklanmasına da değerlendirdi.

Konuyla ilgili metinler aşağıdadır.

 

VAN

CHP İstanbul Milletvekili Umut Oran, Van’da yaşanan deprem sonrasında şehirde yaşanan olumsuzlukların aşılması için hazırladığı cansuyu paketi önerilerini Van’da basın toplantısı düzenleyerek açıkladı.

Erdoğan da tanık olarak dinlensin

Oran, Eski Genelkurmay Başkanı emekli orgeneral İlker Başbuğ’un andıç davası kapsamında tutuklanmasına da değinirken, “Biz CHP olarak Özel Yetkili Mahkemelerin (ÖYM) kaldırılmasını istiyoruz. Ama İlker Başbuğ’un tutuklanması konusuna gelirsek, kendisi hangi hükümet döneminde görev aldı, kendisini o göreve kim atadı, kiminle birlikte çalıştı? İdari olarak başbakan sorumludur. Çünkü Genelkurmay Başkanı, Başbakana bağlı. Bu 2 senedir süren davada Sayın Başbakan da gitsin tanık olarak ifadesini versin o zaman” diye konuştu.

Basın çadırında gazetecilerle bir araya gelen Oran, TBMM’ye bugün Van’la ilgili olarak birer adet yasa teklifi, soru önergesi ve araştırma önergesi sunduğunu açıkladı.

Van için 3 koldan girişimde bulundu

Hazırladığı yasa teklifiyle deprem felaketinden etkilenen Vanlıların tüm kredi borçlarının 1 Ocak 2014’e kadar ertelenmesini öneren Oran, Milli Eğitim Bakanı Ömer Dinçer’e yönelttiği soru önergesinde ise Van dışına göç etmek zorunda kalan öğrenciler ile eğitime verilen ara nedeniyle Van’da kalan öğrencilerin mağduriyetlerinin nasıl giderileceğini sordu. Oran TBMM’ye sunduğu bir diğer önergede ise kentte yaşanan sosyal, ekonomik sorunların saptanarak hızla çözümünün sağlanması için alınması gereken önlemlerin saptanabilmesi için Meclis’te bir araştırma komisyonu kurulmasını önerdi.

MEB’de “dayanışma fonu” oluşturulsun

Deprem sonrasında kentin normal yaşamına henüz dönemediğini belirten Oran, “Binlerce öğrenci başka şehirlere gitti, misafir öğrenci oldular. Diyoruz ki Eğitim Bakanlığı dayanışma fonu adı altında bir fon kursun. Van’dan çevre şehirlere giden bütün öğrenciler bu fondan yararlansın. Onların bakımını devlet üstlensin. Hem öğrencilerin psiko – sosyal desteğe ihtiyacı var hem de öğrencilerin kaybettikleri zamanın telafi edilmesi gerekiyor. Bu bakımdan Eğitim Bakanı’ndan yazın telafi dersleri verilmesini istedik” dedi.

Bir celikan mazot uğruna

Ekonomi dönsün ki bir celikan (70 litrelik teneke) mazot uğruna insanlarımız bombalara, kurşunlara kurban gitmesin” diyen Oran, bugün bu yapılamadığı için insanların şehirlerini terk edip başka şehirlere Irak’a göç ettiğini söyledi.

İşte Van’ı canlandıracak acil önlem paketi

Oran, ekonominin yeniden canlanması için acilen yapılması gereken şu önerileri getirdi:

– Van sadece Türkiye’nin değil Ortadoğu bölgesinin en önemli hayvancılık merkezlerinden biri. Çayır-mera alanları bakımından Türkiye’nin en zengin iki ilinden biri. Ancak gereken altyapı,yatırım ortamı oluşturulmalı, üretimin üzerindeki kamu maliyetleri düşmeli.

– İstihdam odaklı, ihracat hedefli, sektörel kümelenme ile bölgesel kalkınma sağlayacak yeni bir model kurulmalı. Bir de finans akışı sağlanmalı.

– Önce yapılması gereken mevcut kredi borçlarını ertelemek. Depremden etkilenen herkesin, kredi borcu 2014 yılına kadar ertelensin. Eylül 2011 rakamlarıyla Van’ın toplam kredi borcu 1,7 Milyar TL.

– Van’da asgari ücret bütünüyle vergiden muaf hale getirilsin.

-Nakliye desteği vererek maliyet düşürülsün.

– Eximbank kredileri ile ihracata yönelik özel destek sağlansın.

– Enerji maliyeti düşürülsün, KDV en azından fon ve vergiler çıkarılıp, çıplak maliyet üzerinden hesaplanarak faturaya yansısın.

– Sınır ticareti bu bölgenin bir gerçeği. Devletin bu gerçeği tanıması ve yasal güvenceye alması lazım.

– Bu iyileştirmeler de en az 10 yıl sürsün. Bir de eski yeni ayrımı yapılmasın. Mevcut işletmeler kapanmasın. Haksız rekabet olmasın, insanlar işini kaybetmesin.

Van Basın Toplantısı Konuşma Metni;

van basın toplantısı konuşma

Umut Oran yarın Van’da

 

CHP Parti Meclisi Üyesi, İstanbul milletvekili Umut Oran, yarın (6 Ocak 2012) Van’da çeşitli temaslarda bulunacak.

Oran, 6 Ocak 2012’de BASIN ÇADIRINDA SAAT 11.00’DA BASIN TOPLANTISI düzenleyerek, depremin vurduğu şehrin yeniden canlanması, vatandaşların yaşamlarının normale dönmesi için alınması gereken sosyal-ekonomik önlemlere ilişkin bir dizi öneriyi açıklayacak.

Oran, toplantıda Van benzeri doğal afetin vurduğu bölgelerin tamamında kredi borçlarının 1 yıl ertelenebilmesini sağlamak amacıyla hazırlayarak TBMM Başkanlığı’na sunduğu yasa teklifi ile Van hakkında TBMM’de araştırma komisyonu kurulmasına ilişkin araştırma önergesinin yanı sıra Vanlı öğrencilerin yaşadığı sıkıntılara ilişkin olarak Milli Eğitim Bakanı Ömer Dinçer’e yönelttiği soru önergesini de basın toplantısında duyuracak.

Oran, toplantı sonrasında saat 14.00’da ise Van Ticaret ve Sanayi Odası (VATSO) konteynırında sivil toplum örgütü temsilcileriyle bir araya gelecek.

 

Van’da Hasarlı Evlerden Sadece 23’ü Boşaltıldı

 

  CHP İstanbul Milletvekili Umut Oran’ın soru önergesine Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar’ın verdiği yanıt, Van’da depremde hasar alan bölgelerde yapılan hasar tespit çalışmaları sonrasında tespiti yapılan hasarlı evlerden 23 tanesinin boşaltıldığını ortaya koydu.

–  Bakan Bayraktar, Cem Emir ve Sebahattin Yılmaz ile Atsushi Miyazaki önerisini duymazdan geldi.

ANKARA

CHP İstanbul Milletvekili Umut Oran’ın soru önergesine Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar’ın verdiği yanıt, Van’da depremde hasar alan bölgelerde yapılan hasar tespit çalışmaları sonrasında tespiti yapılan hasarlı evlerden 23 tanesinin boşaltıldığını ortaya koydu.
Soru önergesini yanıtlayan Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar, ön hasar tespitinde hasar olmayan yerlere bakılmadığını, ancak vatandaşın talebi üzerine ön hasar tespitinin yapıldığını söyledi.
Bakan Bayraktar, “Halkımıza hasarlı evlere girmemeleri, yıkık evlere yaklaşmamaları ancak boya döküğü olan, sıva döküğü olan evlere girebilecekleri söylenmiştir” dedi.

– İLK DEPREMDE YIKILAN VE OTURULAMAYACAK BİNA SAYISI 28 BİN, İKİNCİ DEPREMDE 35 BİN OLDU-

Bakan Bayraktar, 23 Ekim’deki depremden sonra Van’da yıkılan bina ve oturulamayacak seviyedeki bina sayısının 28 bin civarındayken ikinci deprem sonrasında bu sayının yaklaşık 35 binin üzerine çıktığını belirterek, “Depremde hasar olan bölgelerde yapılan hasar tespit çalışmaları sonrasında tespiti yapılan hasarlı evlerden 23 tanesi boşaltılmıştır” dedi.

BAKAN TOPU ÖĞRETİM ÜYELERİNE ATARAK KURTULAMAZ

Bayraktar’ın kimi soruları yanıtsız bırakmasını eleştiren Umut Oran ise şu açıklamayı yaptı:

“Sayın Bakanın ‘Van ve Erciş en güvenli bölgedir’ diyerek yurttaşlarımızı yanıltması ve ardından ikinci depremde yeni can kayıpları yaşanması karşısında bu soruyu duymazdan gelmesini hayretle karşılıyorum. Bakanın topu öğretim üyelerine atmaya çalışarak sorumluluktan kurtulmaya çalışmasını kınıyorum. Sayın Bayraktar, DHA muhabirleri Cem Emir ve Sebahattin Yılmaz ile Atsushi Miyazaki’nin isimlerinin bölgede uygun birer caddeye, hastaneye verilmesi önerilerini sahiplenmemesi de üzücü. Bu konuda yerel yönetimler yetkili olabilir ama bu isimlerin sonsuza kadar yaşatılması için kendisi de pekala girişimde bulunabilirdi. Bakanın enkaz kaldırmada görev yapan görevliler ile doktor ve sağlık ekibinin yaşam koşullarının iyileştirilmesi için herhangi bir şey yapmayarak topu yine başka birimlere atması  da çok üzücü. Ama Sayın Bakan bütün bu sözlerini, ilgisizliğini sevgili Vanlılar ile doktor ve gazetecilerin asla unutmayacağını da aklından çıkarmasın.”

(SORU ÖNERGEMİZ VE YANITINA ŞU LİNKTEN ULAŞABİLİRSİNİZhttp://www2.tbmm.gov.tr/d24/7/7-1185c.pdf )

Van Depremi Mesaj

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Van’da meydana gelen depremde hayatını kaybeden vatandaşlarımıza Allah’tan rahmet, yaralılara acil şifa, ailelerine ve milletimize sabır ve başsağlığı diliyorum.

Çok acı bir hafta yaşadık. Dileğim ülkemizin böyle acılara bir daha sahne olmaması. Üzüntümüz ve kederimiz çok derin. Herkesi, birlik ve dayanışma ruhu içerisinde bölgeye yardım etmeye davet ediyorum. Saygılarımla, Umut Oran

Etkinlikler

Sonuç Bulunamadı

Üzgünüz, hiç bir gönderi kriterinizle eşleşmedi