Yazılar

Ekonomide 2023 Balonu Patladı

Umut Oran

Basın Açıklaması

17.11.2017

  • AKP’nin halkı kandırarak oyunu almak, iktidarını sürdürmek uğruna ortaya attığı 2023 hedeflerinin yalan ve hayal olduğu açık ve net biçimde ortaya çıkmıştır. 2023 popülizmi, balon gibi patlamıştır. 

AKP, 2012 yılında Cumhuriyetin 100. yılı olan 2023 için bazı ekonomik hedefler açıklamıştı.

Nüfusun 100 milyona ulaşacağı öngörülen 2023 için en iddialı 5 hedef şöyleydi:

  • GSYH 2 trilyon dolar,
  • Kişi başına gelir 25 bin dolar
  • İhracat da 500 milyar dolara ulaşacak.
  • İşsizlik yüzde 5 olacak
  • Ekonomide dünyanın ilk 10 ülkesinden birisi olacağız.

AKP ve Erdoğan, seçim meydanlarında, TV ekranlarında, salon toplantılarında; tıpkı “adı var-kendi yok” nitelikteki “yerli uçağımız göklerde”, “yerli otomobilimiz yollarda”, “milli tankımızı yapıyoruz” projeleri gibi bu oldukça iddialı, ancak hayali nitelikteki 2023 hedefleri ile de insanımızı kandırıp oyunu aldı, hayali oya tahvil etti. 

OVP İLE KENDİ KENDİLERİNİ YALANLADILAR!…

Hükümetin yaklaşık 40 gün önce açıkladığı 2018-2020 dönemine ilişkin Orta Vadeli Program’da ise 2020 yılı için GSYH hedefi 1 trilyon 74,4 milyon dolar, kişi başına milli gelir ise 13.024 dolar olarak öngörüldü.

Mevcut ekonomik durum ve dinamiklere bakıldığında bu hedefler de iddialı kalıyor.

Çünkü OVP hedeflerinde ortalama dolar kuru;

  • 2017’de 3.56,
  • 2018’de 3.73,
  • 2019’da 3.92,
  • 2020’de 4.02 TL olarak öngörülüyor.

Oysa daha 2017’nin bitmesine 1,5 ay var ve dolar kuru şimdiden 3.90 TL’ları gördü.

  • Hadi diyelim 2020 için OVP’de öngörülen bu hedefler tuttu… Kalan 3 yılda nasıl bir büyüme ivmesi yakalanacak da 2023’te GSYH 2 trilyon dolara, kişi başına milli gelir 20 bin dolara çıkarılacak? Çünkü bu durumda bile 2023 hedeflerinin tutması için sonraki 3 yılda milli geliri ikiye katlayacak bir mucizeye ihtiyaç var.

İHRACATTA 500 MİLYAR DOLAR DA HAYAL!…

OVP’de; 2016’da 142,5 milyar ve bu yılın ilk dokuz ayında 115 milyar dolar olan ihracatın, 2017’nin tümünde yüzde 9,8 artışla 156,5 milyar dolar olacağı öngörülüyor. İhracatın, izleyen üç yılda sırasıyla yüzde 8, yüzde 16,3 ve yüzde 7,1 oranındaki artışlarla 2020’de 195 milyar dolara çıkacağı iddia ediliyor. Oysa ihracatın son dört yılına baktığımızda, bunun üçünde gerilediği, birinde ise küçük bir artış gösterdiği görülüyor.

  • 2020’de 195 milyar dolarlık ihracat hacmi dayanaktan yoksun. Bu hedefi ulaşsak bile, 2023 hedefi olan 500 milyar doları yakalamak için kalan 3 yılda yıllık hacmi 2,5 katına çıkarma iddiasının hiç inandırıcılığı bulunmuyor.

* Normal bir ekonomide ulusal paranın değer yitirmesi, ihraç ürünlerini dış pazarlarda ucuzlatarak ihracatını patlatır, ithalatını baskılar. Bizde ise üretimde tamamen ithal girdiye bağımlı olunması yüzünden tam tersi yaşanıyor. Son yıllardaki hızlı kur artışları (TL’de değer kaybı) ithal girdiler yoluyla üretim maliyetlerini, ihraç ürünlerinin birim maliyetlerini yükseltiyor, ihracatı baskılıyor.

ZİHNİYET DEĞİŞİMİNE İHTİYAÇ VAR!

AKP’nin 2023 hedefleri diye açıkladığı büyüklüklere erişmek, kendilerinin de bildiği gibi imkansızdır.

Bilimi dışlayan, dinselleştirilmiş, ezberciliğe dayalı eğitim sistemi; imam hatipleştirilmiş okulları ile Türkiye, sorgulayan, araştıran ve analiz yapabilen nesiller yetiştiremez.

Yeterli düzeyde Ar-Ge, inovasyon, teknoloji yatırımı yapamayan, sanayi 4.0’ı halen gündemine almayan Türkiye, buluş yapamaz, katma değerli ürün üretemez, ekonomisini, ihracatını büyütemez, yatırım ve sermaye çekemez. Demokrasiden, hukuk devleti olmaktan uzaklaşan ülkeler, zaten hiçbir alanda ilerleyemez.

16 yıldır bunların tam tersini yapan AKP’nin demokrasi, dış politika ve ekonomide sorunları çözme, ülkeyi büyütme, geliştirme yönünde yapacağı hiçbir şey olmadığı tecrübeyle sabittir.

AKP’nin halkı kandırarak oyunu almak, iktidarını sürdürmek uğruna ortaya attığı 2023 hedefleri popülizmi, çoktan bir balon misali patlamıştır.

 

Orta Vadeli Fiyasko !

 

ORTA VADELİ PLANDA;

ENDÜSTRİ 4.0; DİJİTAL DEVRİM; BİLGİ TOPLUMU VE AKILLI TEKNOLOJİ İÇİN AR-GE YOK ! 

BOL BOL VERGİ ARTIŞI VE ZAM VAR 

MİLLET MARS’A GİDERKEN, AKP İLE ORTAÇAĞA YOLCULUK

Türkiye, içeride ve dışarıda öngörülemez, risklerle dolu ve tehditlerin giderek büyüdüğü bir konjonktüre doğru hızla savrulurken AKP hükümeti, ekonominin 3 yıllık yeni yol

haritası diye yine iddiasız, tutarsız, inandırıcılıktan yoksun bir Orta Vadeli Program (OVP) daha açıkladı ve sözde “ekonomik tedbir” adı altında bir sürü vergi ve zama dayalı bir program açıkladı.

Hükümet tarafından açıklanan 2018-2020 dönemine ait OVP’de yer alan hedef ve öngörüler tek kelimeyle dayanaksız ve gerçeklikten uzaktır.. İçsel tutarsızlık ve çelişkilerle dolu OVP, ortaya bir vizyon koyamamıştır.

Bu planda gelecek ile ilgili bütün dengeleri değiştirecek olan ve tüm dünyanın en önemli gündemi olan yakın geleceği belirleyecek “endüstri 4.0” yer almamıştır.

OVP’de 2017’de 852 milyar dolar olacak GSYH’nin önümüzdeki üç yılda, her yıl kaydedilecek yüzde 5,5’erlik büyüme ile 2020’de 1 trilyon doları; bu yıl 10.579 dolar olacak kişi başına gelirin de dönem sonunda 13 bin doları aşacağı öngörülmüş. Önümüzdeki 3 yıla ilişkin hedefler bir yana bu yıla ilişkin gerçekleşme tahminine bakalım. 2017’de öngörülen 852 milyar dolarlık milli gelir gerçekleşme tahmininde ortalama dolar kuru 3,56 TL olarak alınıyor. Oysa OVP’nin açıklandığı 27 Eylül itibariyle cari dolar kuru 3,57 TL’nin üzerinde gerçekleşti ve 1 Ocak-27 Eylül dönemi itibariyle ortalama dolar kuru 3,60 TL oldu. Programdaki yıllık hedefin tutması için kalan 3 ayda cari dolar kurunun düşmesi, son çeyrek ortalamasında 3,50 olması gerekiyor ki trend, dövizde artış/TL’de değer kaybı şeklinde, yani tam tersi yönde. Buna göre OVP’deki 2017 milli gelir gerçekleşme tahmini bile daha baştan sapmış bulunuyor.

2023 hedeflerini artık ağza almıyorlar… 

AKP, önceki yıllarda oldukça iddialı, ancak hayali 2023 hedefleri ile insanımızı kandırıp oyunu aldı. Yeni açıklanan OVP’ye göre2020 yılında GSYH 1,1 trilyon dolar, kişi başı milli gelir de 13bin 24 dolar olacakmış? Hadi diyelim oldu. Hani 2023’te GSYH 2trilyon dolar, kişi başına milli gelir 25 bin dolar olacaktı? Sonraki3 yılda milli gelir bir mucize ile ikiye mi katlanacak, peki nasıl?

Hükümetin Orta Vadeli Program (OVP) temel hedefleri

  2017GT 2018H 2019H 2020H
GSYH (Milyar TL) 3.035,0 3.446,0 3.872,0 4.321,0
GSYH (Milyar $) 852,2 930,2 997,6 1.074,4
Büyüme hedefi (%) 5,5 5,5 5,5 5,5
Kişi b.m.gelir ($) 10.579 11.409 12.100 13.024
Ortalama kur öngörüsü ($/TL) 3,5614 3,7046 3,8813 4,0218
Yıllık enflasyon tahmini (%) 9,5 7,0 6,0 5,0

Şirketlerin de çalışanların da vergi yükü artacak!.. 

OVP kapsamındaki önlemler, çalışanlar ve dar gelirliler başta olmak üzere her kesim açısından bir “kemer sıkma” döneminin başladığını gösteriyor. Çalışanlar maaş ve ücretlerindeki vergi yükünün azaltılmasını isterken, ekonomi yönetimi tam tersine gelir vergisi tarifesinin üçüncü diliminde 3 puanlık artışa giderek vergi oranını yüzde 27’den yüzde 30’a çıkarıyor. Bunun anlamı, gelecek yıl çalışanların maaş ve ücretlerinden daha fazla vergi kesintisi demek. Yani, ele geçen para daha da küçülecek, emek kesiminin milli gelirden aldığı pay daha da düşecek.

Gelir vergisi tarifesindeki bu artış, zaten kötüye giden ekonomi ve daralan piyasalar nedeniyle mali durumu sıkıntıda olan şirketler kesiminin de vergi yükünü artıracak. Aynı zamanda finans sektöründe kurumlar vergisi oranının yüzde 20’den yüzde 22’yeçıkarılması da banka ve finans kurumlarının vergi yükünü ağırlaştıracak.

Motorlu Taşıtlar Vergisi’nde yüzde 40 artışa gidiliyor. Yeni alınacak binek otomobillerde aracın değeri arttıkça vergi miktarında da yüzde 10-20 oranında artış olacak. Şans oyunları ve çekilişlerde elde edilen ikramiyeler üzerinden alınan vergilerde yüzde 10 olan vergi oranı yüzde 20’ye çıkarılıyor. Halen kolalı gazozlardan alınan yüzde 25 oranındaki ÖTV’nin kapsamı, meyveli gazozları ve enerji içeceklerini de kapsayacak. OVP’de öngörülen makro ekonomik hedeflerin tutmayacağı aşikarken, şirketler, bankacılık sektörü ve bireylerin vergi yükü artacak, harcanabilir gelir azalacak. Bu durumda, kağıt üstündeki hayali ve iyimser kurla hesaplanmış büyüme hedefi nasıl tutacak?

Savaş önlemi ise yetersiz, değilse fırsatçılık!…

Açıklanan tedbirler kapsamında elde edilecek gelirlerden 8 milyar liralık bir kaynağın münhasıran Savunma Sanayii Destekleme Fonu’na ilave gelir olarak aktarılacağı belirtiliyor. Tüm bu tedbirlere de “Jeopolitik riskler ve bu risklerin bütçede doğurduğu harcama ihtiyaçları” gerekçe gösteriliyor. Açıklanan bu tedbirler bir “savaş ekonomisi”ni çağrıştırıyor, ancak bir savaş durumunda bu önlemlerin hiçbir işe yaramayacağı da ortada… 

Hazine ciddi nakit sıkıntısında!…

15 yılda Cumhuriyetin tüm birikimlerini satarak elde ettiği 60milyar doların üzerindeki özelleştirme gelirini har vurup harman savuran AKP; şimdi satacak ciddi bir varlık kalmayınca kamu lojmanlarını satarak bütçeye gelir yaratmayı umuyor. Hayali, tutarsız makro ekonomik hedeflerin ötesinde gerçekte neredeyse sırf vergi artışından ibaret olan OVP kapsamındaki bu önlemler, Hazinenin ciddi bir nakit sorunu içinde olduğunu gösteriyor. 

Yüksek işsizlik sürecek!…

OVP’de bir yandan üç yıl boyunca yüzde 5’in üzerinde büyüme iddiası, diğer yandan da işsizliğin düşmeyeceğinin itiraf yer alıyor. İşsizlik oranının bu yıl yüzde 10.8, gelecek yıl yüzde 10.5,2019’da yüzde  9.9 ve 2020’de yüzde 9.6 olacağı öngörülüyor. İşsizlik oranına ilişkin öngörülen geçen yılki OVP’dekin den bile daha kötü bir tablo arz ediyor. Ekonomideki gidişat dikkate alındığında bu hedefler bile çok iyimser kalıyor, çift haneli işsizliğin artarak süreceği görülüyor. KGF garantileri ile piyasaya pompalanan kredilerle sağlanacak hormonlu büyüme, işsizlik sorununu çözmüyor. Önümüzdeki 3 yıla ilişkin işsizlik öngörüleri, öngörülen her yıl yüzde 5,5 büyüme hedefiyle çelişiyor.

Hayat pahalılığı artacak!.. 

Geçen yılki OVP’de 2017 için yüzde 6 enflasyon hedefi yer alıyordu. Yeni OVP’de enflasyonun 2017 yılı sonunda yüzde 9.5olacağı öngörülüyor. Bu yıla ilişkin iyimser gerçekleşme tahmini tutsa bile enflasyonda yüzde 50’nin üzerinde bir sapma var. Bu da gelecek yıllar için öngörülen yüzde 7, 6 ve 5’lik enflasyon hedeflerinin inandırıcılığını şimdiden ortadan kaldırıyor. Hükümetin, Kredi Garanti Fonu garantörlüğünde, kredi verme yarışına giren bankaların boşalan kasalarını doldurmak için yüksek faiz veriyor. Sanayicinin üretim maliyetleri şu an yüzde15’lerde. Bölgesel ve küresel riskler yok sayılsa bile dövizdeki trend artış yönünde. Bu koşullarda bu enflasyon hedeflerinin tutması mucize…

AKP ülkeyi kurtaramaz!..

  • AKP’nin iç siyasette, dış politikada ve ekonomide uyguladığı politikalar sürdürülebilir değildir
  • Türkiye, önümüzdeki dönemde jeopolitik risklerle; ekonomimize ve milli güvenliğimize yönelik ciddi tehditlerle dolu çetin bir sürece giriyor.
  • Ekonomi, milli güvenlik, ülke bütünlüğü ve her alanda ülkemizi ciddi tehlikelerin beklediği bu kritik süreçte AKP’nin, isabetli ve etkili politikalar geliştirip uygulayamayacağı; risk ve tehditleri bertaraf edemeyeceği, bugüne kadarki deneyimle sabittir.
  • Özellikle ekonomide bizi bekleyen ciddi kriz ve çöküş riskine karşı ilgili tüm kesimler, Ekonomik ve Sosyal Konsey zemininde toplanarak bu kötü gidişe “dur” demek için seferber olmalı, yaklaşan tehlikeye karşı ortak akılla doğru ve etkili önlemler alınmalıdır.