Yazılar

Omuz Verin! İstanbul’u Kazanabiliriz!



Umut Oran’dan Partililere Ekrem İmamoğlu çağrısı:

Omuz Verin! İstanbul’u Kazanabiliriz!

Umut Oran

Basın Açıklaması

25.02.2019

İktidar bloğunun 17 yıldır tek başına yönettiği Türkiye’nin geldiği nokta ortadadır: Poşetin bile parayla satıldığı, milletin ucuz patates-soğan alabilmek için kuyruklara girdiği, işsizliğin gencecik çocuklarımızı intihara sürüklediği, EYT mağdurlarının, atanamayan öğretmenlerin, uzman çavuşların seslerinin kesildiği ama her yerin kim olduğu belli olmayan Suriyelilerle doldurulduğu bir ülke.

Yurttaşlar çarşıda, pazarda ve ceplerde yaşanan yangını iliklerine kadar hissederken, iktidardakilerin lüks ve sefadan vazgeçmemeleri, eş-dost-akrabalarını kayırarak “yüksek gelirli makamlara” getirmeleri de herkesin bildiği ve rahatsız olduğu gerçeklerdir.

Artık iktidarın söyleyecek sözü ve anlatacak tek bir projesi kalmamıştır. Zira örneğin İstanbul’u “tam 25 yıldır” bu zihniyet yönetmektedir. Ve yurttaşlarımız 25 yılda çözülemeyen sorunların aynı zihniyet tarafından çözülemeyeceğini de çok iyi bilmektedir.

Gelinen nokta çok açık ve nettir: AKP, gidicidir! Türk milleti, büyük bir sağ duyuyla artık tüm sorunların sebebi olan AKP’yi “bu dönem dinlendirecektir.” Bizlere ulaşan tüm anketlerin işaret ettiği nokta aynıdır: Vatandaş ekonomik krizden çıkmak için “alternatif projeleri olan, yeni adaylara” oy verme eğilimindedir.

İstanbul özelindeyse Ekrem İmamoğlu, tüm toplum kesimlerinin oylarını almasının yanında gençliği ve dinamizmiyle AKP seçmenlerinin dahi oylarını alabilecek noktadır. En son Motto Research Consultancy/Bulgu Araştırma’nın yaptırdığı ve İmamoğlu’nun yüzde 6 önde olduğunu gösterdiği anketler de bu düşüncemizi teyit etmektedir. Halk, Ekrem İmamoğlu’nu bağrına basmıştır. İstanbul seçmeni, 2014’de “Beylikdüzü’nü AKP’den devralan İmamoğlu’nun 31 Mart’ta da İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ni devralacağına inanmaktadır. Bugüne kadar bir kez bile CHP’ye oy vermemiş seçmenler dahi İmamoğlu’na oy vereceklerini söylemektedir.

Tek Sorun CHP’deki Küskünlük!

Ne yazık ki geçmiş seçimlerin aksine İstanbul’u kazanmamızın önündeki en büyük engel başka partilere oy verenler değil CHP tabanında yaşanan küskünlüktür. Bir kısım CHP’li haklı olarak CHP üst yönetiminin aralıksız devam eden yanlışlarına, özellikle 16 Nisan ve 24 Haziran’dan sonra yapılanlara tepki duymaktadırlar. Yine haklı olarak parti içi demokrasiyi yok sayan yöntemlerle adayların belirlenmesinden de rahatsızdırlar. Hatta bazı CHP’liler “koltuk ve bireysel ikbal siyaseti” yapan bir kısım yöneticiyle sandıkta hesaplaşacaklarını da dile getirmektedirler. Onların hepsine birden ve büyük kararlılıkla çağrı yapmak istiyorum: “CHP üst yönetimiyle hesaplaşacağımız yer seçim sandığı değil partimizin kurultayıdır!” Hiç kimsenin kuşkusu olmasın ki yapılan her yanlış “tarihe geçmiştir ve tarihin terazisi herkese mutlak adalet” vaat etmektedir. Herkes yaptıklarının ve yapmadıklarının hesabını büyük Türk milletine ve Cumhuriyet çocuklarına verecektir. Ancak “hesaplaşma hevesiyle” uzun zamandır ilk kez bu kadar kazanmaya yakın olduğumuz bir seçimde CHP adayına oy vermemek ya da sandığa gitmemek kutlu davamıza yani Atatürk’ün yoluna hiçbir fayda sağlamayacaktır. Tam aksine AKP’nin iktidar ömrünü uzatacaktır.

AKP Yerelden İktidara Geldi, İktidardan da Aynı Yolla İnecek

Asla unutulmamalıdır ki iktidar bloğunun yükselişi “yerel yönetimlerden” başlamıştır, hiç şüphe yoktur ki çöküş de aynı yoldan olacaktır. İstanbul Büyükşehir’i kaybeden bir AKP’nin ayakta kalması olası değildir. O halde sorulması gereken soru şudur: “Ey Cumhuriyet çocuğu! Cumhuriyetimizi geri almak, CHP üst yönetimine ders vermekten daha önemli değil midir?”

Benim için asıl olan tek şey “Atatürk’ün iki büyük eserine sahip çıkmaktır!” Bu emanetlere sahip çıkarken hiçbir unvana ve makama ihtiyacım da yoktur. Büyük Türk milletinin ve özel olarak da Cumhuriyet çocuklarının sevgisi benim mücadele etmem ve “bir oy fazla almak” için il il, ilçe ilçe çalışmam için yeterlidir. O halde beni seven tüm dava arkadaşlarıma bir çağrıda bulunmam gerekir: “Ey kıymeti bilinmeyen fedakâr Cumhuriyet çocuğu! Senin mücadeleni yok sayarak partiyi bireysel ikbal heveslerine aracı kılanlar olsa da sana düşen Türk milleti ve Cumhuriyetimiz için en doğru kararı almaktır. Bugünün doğrusu, tüm kırgınlıkları ve küskünlükleri bir yana bırakarak İstanbul’da Ekrem İmamoğlu’nun bir oy fazla alması için gece gündüz çalışmaktır. Emin olunuz ki 1 Nisan günü farklı bir gün olacaktır. Kendisini büyük Türk milletinin üstünde görenler de Cumhuriyet çocuklarına tepeden bakanlar da o gün şapkalarını önlerine koymak zorunda kalacaklardır. Ancak o gün, çok daha gür bir sesle Cumhuriyet mücadelesini verebilmemiz ve 1919’un 100.yılını layık olduğu gibi tarihe yazabilmemiz için haydi, bir kez daha omuz verin! Gerçekten kazanabiliriz! “

Mahkeme kapılarıyla mücadelemi engelleyemezsiniz



“Sadece beğenilmeyen Başbakanlar değil seçmen tabanında karşılık bulacağı düşünülen muhalefet partilerinin Genel Başkan Adaylarının da binbir türlü yolla üstleri çizilmeye çalışılıyor.”

İSTANBUL

Sosyalist Enternasyonal Başkan Yardımcısı CHP’li Umut Oran, Genel Başkan Yardımcısı ve İstanbul milletvekili iken eski Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ’u ziyaretinin ardından Silivri İlçe Başkanlığında yaptığı basın toplantısı nedeniyle hakkında açılan davanın ilk duruşmasına katıldı. Duruşma sonrasında basın toplantısı düzenleyen Umut Oran, “Sadece beğenilmeyen Başbakanlar değil seçmen tabanında karşılık bulacağı düşünülen muhalefet partilerinin Genel Başkan Adaylarının da binbir türlü yolla üstleri çizilmeye çalışılıyor. Kullanışlı paralel yapı savcılarından sonra kullanışlı TOMA’ların da olası muhalefet liderlerinin önünü kesmek için kullanılabileceklerini, yargı eliyle muhalefetin dizayn edilmek istendiğini gözlemleme fırsatı bulduk. İktidar güçlerine dayanarak muhalefet liderlerini susturmaya çalışanlar bilmelidirler ki beni mahkeme kapılarında uğraştırabilirsiniz ama mücadelemi asla engelleyemezsiniz” diye konuştu. 

HUKUK TARİHİNE GEÇECEK KARA LEKE

Duruşma sonrasında Silivri İlçe Başkanlığında basın toplantısı düzenleyen Umut Oran şöyle konuştu:

Bugün milletvekili olduğum dönemde açılan ve hukuk tarihine kara bir leke olarak geçecek bir dava sebebiyle Silivri’deydim. 2012 yılında dönemin Başbakanı’na hakaret gerekçesiyle açılan bu dava, bana göre, Türk yargısının AKP ve Fethullah Gülen Terör Örgütü eliyle nasıl bir keşmekeşe dönüştürüldüğünün ibret verici bir örneğidir. Bu dava dahi dokunulmazlığın özellikle muhalefet milletvekilleri için etkili bir muhalefet için ne kadar önemli olduğunu göstermektedir. 

KUMPASÇI BAŞSAVCIDAN KOPYALA YAPIŞTIR

Fezlekeyi hazırlayan Silivri eski Başsavcısı Ali İşgören, kamuoyunda Fethullah Gülen Terör Örgütüyle bağlantılı olarak değerlendirilen bir şahıstır ve yargı gücünü terör örgütü lehine kullandığı öne sürülmektedir. Bu gerçek ortadayken ve AKP hükümeti “Paralel Devletle mücadele ediyorum” derken ilgili Cumhuriyet Savcısının iddianamesinde Fethullah Gülenci Başsavcı Ali İşgören’in fezlekesini aynen kopyalayıp iddianameye koyması hukuksuzluğun devam ettiğinin göstergesidir. Şayet “Paralel Devlet Yapılanmasıyla” mücadele ediliyorsa ve bugüne kadar onlarca kumpas davasının açıldığı kabul ediliyorsa o halde bu dava neden devam etmektedir? Fethullahçı olduğu tescillenen ve HSYK’da hakkında kapsamlı bir dosya bulunan eski bir başsavcının fezlekesi neden bir cumhuriyet savcısı tarafından aynı şekilde iddianameye konulmuştur? 

TÜRKİYE DAVALARLA SUSTURULMAK İSTENİYOR

Cevap, acı ama basittir! Yargı, tarafsız hareket etme kabiliyetini belli noktalarda kaybetmiştir. Özellikle Cumhurbaşkanı söz konusu olduğunda yargı mensupları kendilerini büyük bir baskı altında hissetmekte ve hukuk fakültelerinden aldıkları diplomalara ihanet etme pahasına otomatik olarak davalar açılmaktadır. Tüm Türkiye “dava tehdidiyle susturulmak istenmektedir.” Ancak geçen 14 yıl içinde yaşanan hukuksuzluklar düşünüldüğünde tüm bu yaşananlar şaşırtıcı olmamalıdır.  

YARGIYLA MUHALEFETİ DİZAYN ETMEK İSTİYORLAR

Daha dün, Milliyetçi Hareket Partisi’nin “olağanüstü kurultayının” nasıl yargı, polis ve siyasiler eliyle engellendiğine şahit olduk. Gelinen noktada sadece beğenilmeyen Başbakanların değil seçmen tabanında karşılık bulacağı düşünülen muhalefet partilerinin Genel Başkan Adaylarının da bin bir türlü yolla üstlerinin çizilmeye çalışıldığını görmüş olduk. Kullanışlı paralel yapı savcılarından sonra kullanışlı TOMA’ların da olası muhalefet liderlerinin önünü kesmek için kullanılabileceklerini, yargı eliyle muhalefetin dizayn edilmek istendiğini gözlemleme fırsatı bulduk.

Bütün hukuksuzluklara ve muhalefeti topyekûn susturma girişimlerine rağmen bir hakikatin altını çizmem gerekiyor. 14 yıllık AKP zulmü Balyoz, Ergenekon, Askeri Casusluk gibi kumpas davalarıyla ve sınav sorularının çalınması, torpil, adam kayırmacılık gibi yolarla pek çok vatandaşı mağdur etmiştir. Milyonlarca yurttaş sadece AKP’li olmadıkları için düşmanca davranışlara maruz kalmış, iş ve aile düzenleri bozulmuştur. 

MAHKEME KAPILARIYLA MÜCADELEME ENGELLEYEMEZSİNİZ

Böylesine dramatik gerçekler ortadayken malum zihniyetin benim gibi muhalif siyasileri hedef almalarını normal karşılıyorum. Ancak iktidar güçlerine dayanarak muhalefet liderlerini susturmaya çalışanlar bilmelidirler ki beni mahkeme kapılarında uğraştırabilirsiniz ama mücadelemi asla engelleyemezsiniz. 

CHP ÇATISI ALTINDA MÜCADELEYE ÇAĞIRIYORUM

Her ne olursa olsun Atatürk’ün emanet ettiği laik Türkiye Cumhuriyeti’ne sahip çıkmaya ve hakları gasp edilen yurttaşlarımız için en ön safta adalet savaşı vermeye devam edeceğim. Bugünler geçecektir. Bu karanlık mutlaka aydınlığa dönecek ve hak yerini bulacaktır. O gün geldiğinde hep beraber, el ele; daha adil, daha demokratik, daha zengin bir ülke kuracağız. Herkesin adalet bulduğu, kimsenin yargı eliyle susturulmaya çalışılmadığı o günler yakındır. Tüm yurttaşlarımıza yeni döneme hazır olma çağrısı yapıyorum ve herkesi CHP çatısı altında, benimle birlikte mücadeleye çağırıyorum.

İndir (PDF, 103KB)

 

 

Umut Oran bugün Arnavutkö’de



Sosyalist Enternasyonal Başkan Yardımcısı, CHP’li Umut Oran bugün öğleden sonra Arnavutköy’e giderek CHP İlçe Başkanlığında partililerle buluşacak ve ardından ilçedeki bazı dernekleri ziyaret edecek. Umut Oran’ın bugünkü ziyaretinin ayrıntıları şöyle:

12