Yazılar

İstanbullu, Binalı Yıldırım’ı 23 Haziran’da emekli edecek. 



Bolu’dan Tüm Türkiye’yi uyardı: AKP 24 Haziran’da İstanbul’u Teslim Etmezse Ne Olacak?

CHP’li Umut Oran, Haziran 2015 seçimleri sonrasında hükümeti kurma görevinin CHP’ye verilmemesi, 16 Nisan 2017 referandumunda mühürsüz oyların da geçerli sayılması ve son olarak 31 Mart’ta İstanbul seçimlerinin iptal edilerek Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun mazbatasının elinden alınmasını anımsatarak 23 Haziran için uyardı. AKP İstanbul adayı Binali Yıldırım’ın “Büyükşehirde arıza çıktı” sözünü eleştiren Umut Oran, “Binali Yıldırım seçimden sonra 36 gün ortada yoktu ne zaman ki YSK 6 Mayıs’ta demokrasiye sivil darbe yaptı beyefendi ortaya çıkıverdi ‘yok çaldılar, yok büyükşehirde arıza çıktı’ diyerek, 16 milyon seçmenle dalga geçti. Ben 16 milyon İstanbullu’nun 23 Haziran’da bu arızalı anlayışa gereken dersi vereceğini ve Binali Yıldırım’ı siyasetten emekli edeceğini düşünüyorum” diye konuştu.

CHP Bolu İl Başkanlığında partililer ve basın mensuplarıyla buluşan Umut Oran, burada düzenlediği basın toplantısında Tanju Özcan’ın Bolu Belediye Başkanlığını kazanmış olmasından dolayı CHP İl Başkanı Kazım Karsu ve parti örgütünü kutladı. Tanju Özcan’ı makamında ziyaret edeceğini, Kıbrısçık ve Mengen’e de giderek seçilen CHP’li Belediye Başkanlarını da kutlayacağını belirten Umut Oran toplantıda şunları kaydetti:

İstanbullu, Binali Yıldırım’ı 23 Haziran’da emekli edecek.

Son söz olarak şunu da vurgulamadan geçmek istemiyorum. Binali Yıldırım seçimden sonra 36 gün ortada yoktu ne zaman ki YSK 6 Mayıs’ta demokrasiye sivil darbe yaptı beyefendi ortaya çıkıverdi “yok çaldılar, yok büyükşehirde arıza çıktı” diyerek, 16 milyon seçmenle dalga geçti. Ben 16 milyon İstanbullu’nun 23 Haziran’da bu arızalı anlayışa gereken dersi vereceğini ve Binali Yıldırım’ı siyasetten emekli edeceğini düşünüyorum.

İmamoğlu’nun hakkı gaspedildi

İstanbul’da yaşanan 31 Mart Yerel Seçim süreci, AKP’nin hukuku ve demokrasiyi ne hale düşürdüğünün görülmesi açısından son derece önemlidir. CHP, adayı Ekrem İmamoğlu, seçmenler tarafından tartışmasız şekilde Büyükşehir Belediye Başkanlığına seçilmiş, ancak iktidar elitleri YSK’ya yaptıkları baskıyla Sayın İmamoğlu’nun haklarını gasp etmiştir.

Ne yazık ki 31 Mart; hak ve hukuk gasplarının ilki değildir. Daha önce de örneğin 16 Nisan referandumunda “mühürsüz pusulalar” geçerli sayılmış ve “millet iradesinin” tecelli etmesi engellenmiştir. Benzer bir durum 2014 yılındaki Ankara Büyükşehir Belediyesi seçimlerinde de yaşanmıştır ve milletin kalbinde seçimi kazanmasına rağmen masa başı oyunlarıyla Mansur Yavaş’ın başkanlığı çalınmıştır.

Koltuğu devretmeme alışkanlığı!

Görüleceği üzere süreklilik arz eden bir “seçim sonuçlarını tanımama ve koltuğu devretmeme” alışkanlığı söz konusudur. O halde herkes kendine şu soruyu sormalıdır: 23 Haziran’da CHP bir kez daha İstanbul’u kazandığında mazbata verilecek midir? Yoksa türlü bahanelerle yine mi “hukuksuzluk” devam ettirilecektir.

İktidar 23 Haziran’a uyacağını ilan etmeli

Bu soru hayati öneme sahiptir zira demokrasilerin olmazsa olmazı sandıktır, ancak YSK’nın son dönemde aldığı kararlardan ve İstanbul seçimlerinin hukuksuzca iptalinden sonra “AKP’nin seçimle gelmesine rağmen seçimle gitmeyeceğine” dair inanç yaygınlaşmaktadır. Sadece İstanbul seçmeni değil yurdun her yanındaki milyonlarca seçmen mevcut sisteme dair “şüphe duymaktadır.” Devam eden ekonomik krizden sonra şimdi de “YSK krizi ya da hukuk ve meşruiyet krizi” ortaya çıkmıştır. Bu noktada, devleti 17 yıldır, bazı belediyeleriyse 25 yıldır yöneten iktidar bloğunun temsilcileri bir an evvel halkı ikna edecek açıklamalar yapmalı, “23 Haziran’da Ekrem İmamoğlu bir kez daha önde çıktığında” hukuka uyarak emaneti teslim edeceklerini ilan etmelidir.

YSK’nın 31 Mart Kararı Usul Açısından da Sorunludur

Tarihe kara bir leke olarak geçen YSK kararı, şekil (usul) açısından da sorunludur. YSK, hiçbir yazılı kurala uymadan “7 asıl ve 4 yedek” üyeye aynı anda oy kullandırmıştır. Oysa 7062 sayılı YSK’nın Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun’a göre YSK üyeleri “asıl ve yedek” olmak üzere iki farklı sınıfa ayrılmıştır ve sadece bu ayrım bile “asıl ve yedek üyelerin” aynı anda oy kullanamayacağını göstermek için yeterlidir. Öyleyse büyük bir rahatlıkla söylenmesi gereken şudur: YSK’nın iptal kararı alan kurulunun oluşum şekli hatalıdır. Yani kanunlara, tüzük, yönetmelik ve teamüllere aykırı bir kurul oluşturulmuş ve bu kurul “hukuksuz bir karar almıştır.”

YSK’dan yanıt bekleyen 5 soru

Bu vesileyle basın mensupları aracılığıyla YSK’ya şu soruları yöneltmek istiyorum:

1.     YSK’nın 6 Mayıs 2019’da aldığı ve 31 Mart seçimlerine sivil darbe anlamı taşıyan 2019/4219 sayılı kararı için neden 11 üye (7 ASIL + 4 YEDEK ÜYE)  biraraya gelerek toplandı?

2.     YSK’nın asıl üyelerinde eksiklik yoksa sadece 7 asıl üye ile birlikte toplanıp karar alması gerekmiyor muydu? YSK’da kararların; toplantıya katılmış olan asıl üyeler ile hastalık gibi zorunlu nedenlerle toplantıya gelemeyen asıl üyenin yerine katılacak sınırlı sayıda yedek üye ile birlikte alınması gerekmiyor mu?

3.     YSK’nın karar alma yeter sayısı salt çoğunluk olarak belirtilmiş olmasına rağmen asıl üyelerin tamamı toplantıda hazır olsa bile  yedek üyeler karara katılabilir mi?

4.     Yasalarda YSK’nın toplanma sayısına ilişkin herhangi bir hüküm var mıdır, varsa hangi mevzuatta bunlar düzenlenmiştir?

5.     Sandık, ilçe ve il seçim kurullarında asıl üyeler gelmemişse ancak o zaman yedek üyelerle toplantıya katılıp kararda oy kullanabilmektedir. Alt kurullar için geçerli olan toplantı kuralları YSK’daki Üst Kurulu bağlamıyor mu? YSK Üst Kurulu, uygulama bütünlüğünün dışına çıkarak taşra teşkilatlarından bağımsız olarak farklı bir işleyişle karar alma yetkisi var mıdır?

CHP, Devam Edegelen Hukuksuzlukların Biteceğini Garanti Altına Almalıdır

Gelinen nokta itibariyle, “hukuksuzlukların” kurumsallaştırılmak istendiği görülmektedir. Siyasi iktidar, hayatın her alanını ve devletin her bir kurumunu “istediği gibi kullanmak” istemektedir. Ancak böyle bir niyetin demokrasiyle ilgisiz olduğu ve otoriter bir yönetim anlayışını yansıttığı da ortadadır. O halde, Türkiye’yi çağdaş uygarlıkların ötesine taşıma iddiasında olan CHP’nin, aklın ve bilimin ışığında Türkiye’nin yeniden “hukuk rotasına” girmesini sağlaması öncelikli görevdir.

CHP; bugünden geleceği planlamalı ve “iktidarın çizdiği muhalefet alanının dışına taşarak” hem yurttaşların oylarına sahip çıkmalı hem de demokratik yollardan iktidarın el değiştireceğinin garantisini oluşturmalıdır.

Elbette doğru olan, bariz hukuksuzluklar yaşanmadan ya da yaşanır yaşanmaz bu hukuksuzluğa boyun eğmemek ve her vasıtayla demokrasiye sahip çıkmaktır. Ne yazık ki CHP üst yönetimi bu tür hukuksuzluklara daha evvel de tepkisiz kalmış ve bunlara  karşı tutarlı, planlı bir politik mücadele hattı geliştirememiştir. Örnek olarak;

1-     7 Haziran 2015 hükümeti kurma yetkisi gasp edilmiştir,

2-     16 Nisan 2017 referandumunda iki buçuk milyon mühürsüz oy daha seçim yapılırken geçerli hale getirilmiştir.

Bu yapılan haksızlık ve hukuksuzluklara karşı geçerli tepkiler zamanında verilmiş olsaydı ve o tarihten itibaren parti içi kurumsal dönüşüm başlatılmış olsaydı, 31 Mart 2019 seçimlerinde YSK aracılığıyla yapılan hukuksuzluğa karşı ana muhalefet bloğu olarak sonucu kabullenmek yerine daha farklı senaryolar, B, C, D planları ile daha hazırlıklı olunabilirdi.

Fakat bilinmelidir ki bu yaşananlar “normal değildir.” Tam aksine büyük bir “anormallik dönemi” yaşanmaktadır. CHP üst yönetimi, bu gerçeği idrak ederek milyonlarca Türk gencini, Mustafa Kemal’in aydınlık ışığı etrafında “örgütlemelidir” ve “asimetrik mücadele” yöntemleri düşünülmelidir.  Örgütlenmeyi takiben yapılacak olanlar “tüzüğü baştan aşağıya demokratikleştirmek, karar alma süreçlerini yeniden tanımlamak, katılımcılığı arttırmak ve ideolojik netleşmeyi sağlamaktır.” Ancak bu sayede “hukuksuzluğun kurumsallaşması” engellenebilir ve ancak bu sayede otoriter rejim hayalleri kuran unsurlara “biz de buradayız” denilebilir.

24 Haziran’ın B-C Planını Yapmamak Demek Hukuk Tanımazları Teşviktir

Çok açık olarak görülmektedir ki iktidar bloğu parçalanma sürecine girmiştir. AKP’nin topluma söyleyecek tek bir sözü kalmamıştır. AKP, nitelikli kadrolarını kaybetmiştir ve yerlerine yenilerini üretememektedir.

Türk devriminin ve büyük Türk milletinin örgütlü gücü olan CHP için de şartlar zorlayıcıdır. Olaylar henüz ortaya çıkmadan planlama yapmak ve geleceğe hazırlanmak en doğrusudur. Bu itibarla 24 Haziran günü hak ettiğimiz makamı aldığımızda İstanbul’u dünyanın en gözde şehri yapmak için gerekli projelerin hazır olması gibi, hak ettiğimiz makamlar hileyle elimizden alınmak istenirse de yapılacak olanlar şimdiden planlanmalıdır. CHP’nin B-C, hatta D planına da ihtiyacı vardır. CHP’nin “tek başına iktidar olma” niyetini ortaya koyması ve bu niyetin gerektirdiği bilgi ve beceriyi sahaya sürmesi mecburidir.

Aksi halde her seçimden sonra Cumhuriyet çocuklarının hayalleri bir kez daha kırılacak, milletin mücadele azim ve kararlığı törpülenecektir.

Bolu-Basın-Açıklaması-13.05.2019_umutoran-m-002

Hani tek bir ağaç bile kesilmeyecekti?



https://www.sozcu.com.tr/2018/gundem/golcuk-tabiat-parkinda-otel-insaatina-basladilar-2788192/

Gölcük Tabiat Parkı’nda otel inşaatına başladılar

Bolu Belediyesi, doğa harikası parkta bungalov ve otel inşaatına başladı. CHP’li Umut Oran, “Bu kadar yapının ağaç kesilmeden inşa edilmesi mümkün mü?” diye sordu.

İnşaatla birlikte alkol yasağı da başladı

Güneydoğu Anadolu ve Doğu Karadeniz’deki incelemelerin ardından Bolu’nun sorunlarına da eğilen CHP’li Umut Oran, Bolu’daki Gölcük Tabiat Parkı’nda inşaat ısrarı devam etmesini gündeme taşıdı. Doğa harikası olan parkta dağ köşkü, 25 bungalov ve göl gazinosu yapılması için geçen 19 Aralık’ta yapılan ihale, çevrecilerin tepkisi üzerine ihale iptal edilmişti. Üzerinden bir yıl geçmeden bu kez Bolu Belediyesi bungalov ve butik otel yapımına bizzat kendisi başladı. Park, Bolu Belediye Başkanlığı’na 2040 yılına kadar devredilmiş durumda. İnşaata başlanırken, Turistik parkta alkol satış yasağı getirilmesi de dikkat çekti.

CHP’li Umut Oran da konuyu bilgi edinme yasası çerçevesinde Cumhurbaşkanlığı İletişim Merkezi (CİMER) üzerinden Tarım ve Orman Bakanlığı’na sordu. Oran, şu soruların yanıtlanmasını istedi:

1)     Gölcük Tabiat Parkı’nın, Bolu Belediye Başkanlığı’na 2040 yılına kadar devrine ilişkin sözleşmenin içeriği tam olarak nedir?

2)     Bolu Belediye Başkanlığının, Gölcük Tabiat Parkı’nı ihale ile 3. Kişi ve kuruluşlara devretmesi aranızda imzaladığınız sözleşmeye aykırılık oluşturmuyor mu?

3)     Bolu Belediyesi’nin, Gölcük Tabiat Parkı’nı 19.12.2017 tarihinde 116 bin TL karşılığında Düzceli Kurtuluş Tokcan’a ihale etmesi ile ilgili olarak Bakanlığınız bilgilendirilmiş midir, ihale sözleşmesi bakanlığın onayı dahilinde mi hazırlanmıştı?

4)     Bolululardan gelen tepki ve konunun ulusal basına yansıması üzerine söz konusu ihalenin iptal etmesinin ardından Bolu Belediyesi ile herhangi bir yazışmanız oldu mu, oldu ise içeriği nedir?

5)     Bolu Belediyesi’nin söz konusu ihalenin iptalinin üzerinden geçen 7-8 ayın ardından Ekim 2018’de bu kez bizzat kendi birimleri aracılığıyla Gölcük Tabiat Parkında büyük bir projeye başladığından haberdar mısınız, halen inşası süren söz konusu projenin Milli Parklar Genel Müdürlüğü biriminiz ile ortaklaşa yapıldığı iddiası doğru mudur?

6)     Türkiye’deki herhangi bir Milli Parkta, halen Gölcük Tabiat Parkında yapımı süren 2 bin metrekarelik yerleşim alanını kaplayan 25 bungalov inşası, 19 odalı butik otel, 1,5 kilometre dağ kızağı ve 3 kilometrelik teleferik hattı kurulması vb. görece büyük yapım faaliyeti var mıdır, varsa buralar hangi milli parklardadır?

7)     Gölcük Tabiat Parkında, 2 bin metrekarelik yerleşim alanı üzerinde 25 bungalov, 19 odalı butik otel yapılacağı, 1,5 kilometrelik dağ kızağı ve 3 kilometrelik teleferik hattı kurulacağı doğru mudur? Bu kadar yapının tek bir ağaç dahi kesilmeden inşa edilmesi mümkün müdür? 44 bağımsız bölümlük bu görece büyük tesisin biyolojik atık/kanalizasyon giderlerinin göl suyuna karışması nasıl önlenecek, hangi önlemler alındı/alınacak?

8)     İnşa edilecek toplam 44 odalık bu ahşap ev/odalar, halkın kullanımına hangi koşullarda sunulacak?

9)     Gölcük Tabiat Parkında uzun yıllardır vatandaşa hizmet sunan Gazelle Restoranda kısa zaman önce başlatılan alkol yasağının gerekçesi nedir? Yabancı turistlerin de uğrak yeri olan bu restoranda yıllardır sunulan alkollü içki servisinin yasaklanması talimatını siz mi verdiniz?

10)  Gölcük Tabiat Parkında, 2016, 2017 ve 2018 yıllarında Milli Parklar Genel Müdürlüğü’nün (9. Bölge Müdürlüğü) herhangi bir denetim, incelemesi olmuş mudur; denetim yapıldıysa her birisinin sonucu-raporu-yapılan işlemleri nelerdir?

Umut Oran Geliyor – Bolu Ekpres



24. Dönem İstanbul milletvekili, Sosyalist Enternasyonal Başkan Yardımcısı ve Eski Bolu Ticaret ve Sanayi Odası Meclis Başkanı Umut Oran 24 Haziran Cuma günü ilimize gelerek CHP Bolu İl ve İlçe Örgütlerini ziyaret edecek.

bolu expres

Zalimleri susarak durduramazsınız !



10 YIL MARŞINI YASAKLAMAYA ÇALIŞAN BOLU İL MİLLİ EĞİTİM MÜDÜRÜNE TEPKİ GÖSTEREN HALKA VE MİLLETVEKİLİNE BİBER GAZI SIKILMASI ÜZERİNE CHP BOLU İL BAŞKANLIĞINI ZİYARET EDEN UMUT ORAN, KÖROĞLU’NUN HER DÖNEMİN BOLU BEYLERİNE KARŞI DİRENİŞ MESAJI VERDİĞİNİ ANIMSATTI. 

“ZALİMLERİ SUSARAK DURDURAMAZSINIZ” 

“MÜCADELE EDECEK KİTLELER İÇİN EN VAZGEÇİLMEZ ŞEY LİDERLİKTİR” 

“LİDERLİK BİR KİŞİYİ TAKİP ETMEK DEĞİL, ORTAK AKILI ORGANİZE ETMEKTİR. BUGÜN LİDERLİK YAPACAK TEK GÜÇ CHP VE ONUN ÖNCÜ KADROLARIDIR.” 

Sosyalist Enternasyonal Başkan Yardımcısı Umut Oran, CHP Bolu İl Örgütünü ziyaret ederek destek mesajı verdi. Köroğlu’nun her dönemin Bolu Beylerine karşı mazlumun ne yapması gerektiğini anlattığın ve bu yönetimin adının direniş olduğunu vurgulayan Umut Oran, “Çünkü zalimleri susarak, boyun eğerek durduramazsınız, zalimlere karşı sadece direnirsiniz, mücadele edersiniz ve sonunda mutlaka kazanırsınız. Mücadele azim ve kararlılığında olan kitleler için en vazgeçilmez olan şey; liderliktir. Liderlik, sanılanın aksine “bir kişiyi” takip etmek değil, ortak aklı, ortak gücü organize etmek, kitlesel gücü organize etmek ve aynı cephede yer alan herkesin uyum içinde hareket etmesini sağlamaktır. Günümüzün Türkiye’sinde liderlik yapabilecek tek örgütlü güç Cumhuriyet Halk Partisi ve onun öncü kadrolarıdır. Kuvayi Milliyecilerin feda kültürünü hatırlayabilirsek ve onlar gibi kararlı davranabilirsek, geniş kitlelere liderlik edebilir ve Türkiye’mizi yeniden barışın, huzurun ve refahın hüküm sürdüğü bir coğrafya haline getirebiliriz” diye konuştu.

SIKIŞAN İKTİDARIN SUSTURMA GİRİŞİMİ

CHP’li Umut Oran, CHP Bolu Milletvekili Tanju Özcan ile birlikte Bolu İl Başkanlığını ziyaret ederek burada basın toplantısı düzenledi. Umut oran toplantıda şu mesajları verdi:

Yine yeni bir haksızlık hukuksuzluk aymazlık zorbalık sonrasında karşınızdayım. Bolu’da yaşananlar Gezi Parkı’nın ortasına Topçu Kışlası yapma açıklamalarıyla, İstanbul’un göbeğinde Ramazan ayı bahane edilerek saldırıya uğrayan gençlerin yaşadıklarıyla ve yurdun dört bir yanında “Cumhurbaşkanına hakaret” adı altında cadı avına dönüştürülen hukuksuz tutuklamalarla beraber düşünülmelidir. Bu anlamda yaşananlar, içerde ve dışarıda sıkışan iktidarın her alanda şiddeti arttırarak muhalif her kesimi ve herkesi susturma girişimidir.

BOLU EĞİTİMDE NEDEN 53. SIRADA ONUN HESABINI VER

Bolu’da bu hafta yaşananlar kabul edilemez. Sen hem milletin vergisiyle maaşını alacaksın hem de milletin milli değerlerine saygısızlık edeceksin. Yok ya var mı böyle yağma?

  1. Yıl Marşını yasaklamak bu milletin kurucu, milli değerlerine saygısızlık etmektir! Sana mı kaldı, sana mı düştü, senin üstünü vazife mi, senin haddine mi bay müdür?

Senin işin eğitim öğretim kalitesini artırmak, marşa kafa yoracağına YGS’de neden Bolu 53. sırada onun hesabını ver!

ÜSTELİK SABIKAN DA VAR

Üstelik sabıkan da var ertelenen bir hapis cezan var, daha dikkatli olman gerekir. AKP milletvekili adayı olmuşsun ya git AKP’de militanlık yap ya da işini doğru dürüst yap millete adam gibi hizmet et . unutma burası İzzet Baysal’ın şehr. Eğitim kurumlarında onun helal parası var. Zalimlik etme burası Bolu beyine karşı mücadele etmiş Köroğlu’nun memleketi. İşgal ettiğin makamın ağırlığını taşı.

YOK YA VAR MI BÖYLE YAĞMA, BURASI DAĞ BAŞI MI?

Bolu’da yaşananlar yapılanlar kabul edilemez. Sen hem milletin vergisiyle maaşını alacaksın sonra da milletin can ve mal güvenliğini korumak yerine millete orantısız güç şiddet uygulayacaksın. Yok ya var mı böyle yağma, burası dağ başı mı?

Milletin vergisiyle maaşını alacaksın sonra da milletin oyuyla seçilmiş milletvekiline karşı biber gazı kullanacaksın! Yok ya var mı böyle yağma, burası dağ başı mı?

Maaşını alıp sırça köşkte oturacaksın sonra da yaşanan bu olaylara seyirci kalacaksın, millete hizmet yerine AKP hükümetine, saraya biat edip CHP’nin seçilmiş 30 milletvekili hakkında suç duyurusunda bulunacaksın. Neden ateşe benzinle gidiyorsun? Bu nasıl demokrasi adalet? Yavuz hırsız ev sahibi bastırır misali hem suçlu hem güçlü, pes doğrusu!

MAZLUMUN AHI İNDİRİR ŞAHI

Millete hizmet yerine sırtını AKP’ye dayayan bu bürokrata bir çift sözüm var:

7 Haziran 2015’te AKP iktidardan nasıl düştüyse, elbette sonsuza kadar iktidarda kalmayacak. Elbet keser döner sap döner gün gelir devran döner merak etme. Anadoluda bir laf var unutmuşsun onu da hatırlatayım sana: Sanma ki zalimin ettiği kârdır, mazlumun ahı indirir şahı her şeyin bir vakti vardır.

Hükümetin başı Binali Yıldırım’a, İçişleri ve Milli Eğitim Bakanı’na sesleniyorum derhal bu bürokratları görevden alın, millete hizmetin gereğini yapın! 

MUHALEET AKTİF POLİTİKA GELİŞTİRMELİ

Bu noktada tüm muhalefet unsurlarının aktif olarak politika geliştirmesi ve gidişata müdahale etmesi şarttır. Zira sessiz kalarak, geri durarak ya da ben susarsam bir şey olmaz, sokağa çıkmazsam kendimi kurtarırım diyerek hiç kimse huzura kavuşamaz. Çünkü iktidar bloğu gayet net bir şekilde tüm Türkiye’ye aynı duyuruyu yapıyor ve diyor ki “Benden değilsen düşmanımsın!” ya da “Benden taraf değilsen yok edileceksin!”

KÖROĞLU MAZLUMA DİRENİŞİ GÖSTERİYOR

Ancak ne tesadüftür ki zalime karşı nasıl mücadele edileceğinin cevabı da Bolu’da, bu topraklarda vardır. Zalim Bolu Beyine karşı Köroğlu:

“Benden selâm olsun Bolu Beyi’ne

Çıkıp şu dağlara yaslanmalıdır

At kişnemesinden, kalkan sesinden

Dağlar seda verip seslenmelidir”

diyerek aslında her dönemin Bolu Beylerine karşı mazlumun ne yapması gerektiğini anlatır. Bu yöntemin adı “direniştir!” Çünkü zalimleri susarak, boyun eğerek durduramazsınız, zalimlere karşı sadece direnirsiniz, mücadele edersiniz ve sonunda mutlaka kazanırsınız.

DİRENİŞ İÇİN LİDERLİK ŞART

Fakat bir gerçeğin de altını çizmek gerekir. Mücadele azim ve kararlılığında olan kitleler için en vazgeçilmez olan şey; liderliktir. Liderlik, sanılanın aksine “bir kişiyi” takip etmek değil, ortak aklı, ortak gücü organize etmek, kitlesel gücü organize etmek ve aynı cephede yer alan herkesin uyum içinde hareket etmesini sağlamaktır. Halkın gücü, örgütlü güce dönüştüğü zaman karşısında hiçbir güç duramaz. Haklıların, mazlumların, hakarete ve şiddete uğrayanların haklılıklarını, mazlumluklarını ortaya koyacak ve sonra da onları muzaffer kılacak olan şey liderliktir.

LİDERLİK YAPACAK TEK GÜÇ CHP !

Günümüzün Türkiye’sinde liderlik yapabilecek tek örgütlü güç Cumhuriyet Halk Partisi ve onun öncü kadrolarıdır. Kuvayi Milliyecilerin feda kültürünü hatırlayabilirsek ve onlar gibi kararlı davranabilirsek, geniş kitlelere liderlik edebilir ve Türkiye’mizi yeniden barışın, huzurun ve refahın hüküm sürdüğü bir coğrafya haline getirebiliriz.

Bu anlamda Bolu İl Örgütümüzü, İl Başkanımızı ve tüm üyelerimizi verdikleri haklı mücadeleden dolayı tebrik ediyor, onlarla beraber omuz omuza olduğumu da bir kez daha kamuoyuyla paylaşmak istiyorum.

Oran; “Osmanlıcılık söylemi otoriterliğl maskeliyor” Bolu Olay



Sosyalist Enternasyonal Başkan Yardımcısı, CHP’li Umut Oran, AKP’nin artık sıklıkla dile getirdiği Osmanlıcılık söylemi ile alternatif tarih yazmaya giriştiğini ve bu sayede kendinden olmayan her kesimi ötekileştirerek, halkın zihninde “kötü” olarak kodladığına işaret ederek, kimi uyarılarda bulundu.

olay

Umut Oran: Çeteler iktidar lehine mesajlar veriyor – Köroğlu



Sosyalist Enternasyonal Başkan Yardımcısı, CHP eski İstanbul Milletvekili Umut Oran terörün hortladığını, ekonominin diplere vurduğunu belirterek, “Türkiye hakikaten ulusal güvenliği, iç güvenliği, terör mücadelesiyle, ekonomisiyle, dış politikasıyla, demokrasi standardı ile vahim bir dönemden geçiyor. Her şey yasak. Çeteler ortaya çıkmış durumda ve çeteler iktidar lehine mesajlar veriyorlar” dedi.

 

köroğlu

CHP Bolu İl Başkanlığı ziyareti



Umut Oranİstanbul Milletvekili Umut Oran bugün saat 11.00’de CHP Bolu İl Başkanlığı’nı ziyaret edecektir. Bilgilerinize sunarız.

4 Eylül Cumartesi Programı



Sn. Umut Oran’ın 4 Eylül Cumartesi programı

4 Eylül Cumartesi

4 Eylül Cumartesi
12:00 Bolu mitingi
13:15 Düzce mitingi
14:15 Hendek programı
15:00 Akyazı programı
16:00 Sakarya mitingi
17:30 Kocaeli mitingi

Umut ORAN Bolu’da



CHP Genel Başkan Yardımcısı Umut Oran, Bolu İli Toplu Üye Katılım Töreni’ne katılmak üzere yarın Bolu’ya gidecek. Program Eski Nikah Salonu’nda saat 18.00’de Açılış Konuşması ile başlayacak.Program, İl Başkanı ve Genel Merkez Yöneticilerinin konuşmalarının ardından Rozet  Takma Töreni ile son bulacak.

Umut ORAN Bolu CHP İl Kongresine Katıldı



Umut Oran, 20.02.2010 Cumartesi günü saat 11.00’de gerçeleştirilen CHP Bolu İl Kongresi’ne katıldı.


Etkinlikler

Sonuç Bulunamadı

Üzgünüz, hiç bir gönderi kriterinizle eşleşmedi