Yazılar

23 Nisan Kutlu Olsun



23 Nisan, bir milletin kendi kaderine yön vermek için, bedeller ödeyerek ayağa kalkmasıdır. Türk milleti; emperyalizme de, kendinde üstünlük gören ayrıcalıklı kesimlere de en güzel cevabı, 1920’de TBMM’yi açarak cevap vermiştir.

Ancak mücadele bitmiş değildir. Hala kendini Türk milletinden daha büyük gören gruplar, yurttaşlığı aşağılayan anlayışlar her yerdedir. Kendisini yurttaş olarak tanımlamak yerine, bir şeyhin müridi, bir hanedanın devamı olarak kodlayan ve sadece kendi gruplarına yaşam hakkı isteyen çatışmacı anlayışlar büyümektedir. Bir başka deyişle, tehlike altında olan şey, sıradan insanların okuma, sınıf atlama, devletin en üst kademelerine gelebilme hakkıdır. Türk milletinin eşit ve özgür insanlardan oluşmasına tahammül edemeyen bu anlayış, “makbul olarak gördükleri gruplara” payeler verirken, kendilerinden olmayan herkesi de “ikinci sınıf” olarak tanımlamaktadırlar. Oysa, tarihin akışı eşitliğe doğrudur. Tüm dünya, imtiyazlı gruplara karşı sıradan insanların mücadelesine tanık olmaktadır.

Bizler de Türkiye Cumhuriyeti sonsuza kadar yaşasın ve yurttaşlar ulusun geleceğine hep beraber karar versinler diye aydınlık Türkiye mücadelemize devam ediyoruz. Ve inanıyoruz: Mutlaka başaracağız!

23 Nisan kutlu olsun.

Umut Oran

1920 Başlangıçtır Ancak 2017 Son Değildir!



web23

Türk Milletinin onurlu evlatları Mustafa Kemal’in arkasında vatan ve bağımsızlık uğruna can verirken padişahın yanında yer alan, din ticaretinden daha fazla kazanç elde etmek için ölüm fetvaları yazan, emperyalizme köle olmayı arzulayan kapıkulları da vardı.

Samsun’da, Amasya’da bağımsızlık bayrağını yükseltenlerin hemen yanı başında Mustafa Kemalleri yok etmek için pusu kuranlar, Sivas yollarını kan gölüne çevirmek için Osmanlının imkânlarına başvuranlar da mevcuttu.

Ve hatta vatanın en güzel çocukları İnönü’de, Sakarya’da, Büyük Taarruz’da düşman üstüne koşarken o düşmanın emrinde yer alan sözde din adamları ve vatan düşmanları da bulunuyordu.

İşte Türkiye Büyük Millet Meclisi, öncesi ve sonrasıyla, iç cephedeki tüm çelişkilere rağmen Türk Milletinin kanı pahasına kurulmuş ve bugüne kadar ayakta kalabilmiştir. Ancak geçen zaman içinde, o günlerde TBMM’yi kuran azim ve kararlı irade güç kaybetmiştir.

Bu anlamda yaklaşık 100 yıl sonra Türk milleti yeniden aynı risklerle karşı karşıya gelmiştir.

Ancak bilinmelidir ki Mustafa Kemal’in askerleri için “23 Nisan 1920 bir başlangıçtır ancak 2017 bir son değildir.” Yapmamız gereken tek şey “yeniden başlamaktır.”

Cumhuriyetin emanet edildiği Türk Gençliğinden başka güveneceğimiz dağ yoktur! Gençlik, emanete mutlaka sahip çıkacaktır.

1919 ruhu; 2019’ları da sonsuzluğu da aydınlatacak kadar kuvvetlidir.

Dayanışma duygularımla,

Umut Oran