Herkese İnsan Onuruna Yakışan Bir İş Gerek

İşsizlikten daha yıkıcı, çürütücü ve sorun yaratıcı çok az şey vardır dünyada. Her ne kadar neo-liberaller aksini iddia etse de “makul ya da kabul edilebilir işsizlik” diye bir şey kabul edilemez. İşsizlik, insanın yıkımı demektir ve her birey eğitimine, yeteneğine ve yaşına uygun bir iş sahibi olma hakkına sahiptir.

Çalışma, toplumsal dışlanmışlığı önler ve hem ruhen hem de bedenen sağlıklı, özgür bireylerin var olmasını sağlar. Ücretleri baskılama ve daha fazla kar etme arzusu insanların çalışma, üretme ve insanca yaşama taleplerinin önüne geçmemelidir.

Türkiye’nin tüm temel sorunlarının ana ya da alt sorunlarının içinde işsizlik konusu bulunmaktadır. Süreli istihdam, taşeronlaştırma, esnekleştirme, ödünç işçilik gibi uygulamalar tamamen kaldırılmalıdır.

Devletin görevi tam istihdam için planlama yapmak, aktör olarak üretim ekonomisinde yerini almak, istihdam arttırıcı önlemler almaktır.

Engelliler, eski hükümlüler gibi dezavantajlı guruplar dahil olmak üzere herkes sosyal güvenlik sisteminden, sağlık hizmetlerinden ve eğitim olanaklarından “ücretsiz” olarak yararlanmalı, tüm bu haklar ülke sınırları içinde yaşayan herkese sunulmalıdır.

Bu talepler “ütopik” değil asgari taleplerdir. İnsan onurunu yüceltecek her hak yurttaşlarımız tarafından kullanılmalıdır.