Gençler, Partimizin Öz Gücüdür

Gençler idealisttir, fedakârdır, hürmetkârdır ve hiç kimsenin talimatını beklemeden nerde ihtiyaç varsa oraya koşanlardır. Afiş asmaktan gocunmazlar, mücadele etmekten kaçınmazlar ve gerekirse Bursa Nutku’nda verilen görevleri de yerine getirmekten çekinmezler.

Ancak gençler sadece enerjilerinden ve beden güçlerinden faydalanılan bir grup değildir. Gençler toplumun bilgiye en açık, ilerlemeye en yatkın ve değişime en uygun kesimidir. Okuyan, üreten ve sorumluluk verildiği zaman dünyayı değiştirebileceklerini binlerce kez ispat edenler de gençlerdir.

Öyleyse lafa geldiği zaman gençler “başımızın tacı, geleceğimiz, umudumuz” gibi sözleri sıralayıp partiyi ve ülkeyi yönetmek söz konusu olunca, gençleri unutmak siyaset değildir. Bu olsa olsa samimiyetsizliktir ve nerden bakılırsa bakılsın yanlış bir tavırdır.

Yirmi yaşındaki evlatlarımıza ülke sınırlarını emanet ediyorsak kendini yetiştirmiş, dünyayı takip eden, konusunda uzmanlaşmış her bir gencimizi “yönetici” olarak değerlendirmek de vazifemizdir.

Üreten kimse, yöneten de o olmalıdır. Hak eden kimse idareyi de onlar ele almalıdır.

Hayatının baharında, Türkiye gibi fişlemenin, ötekileştirmenin, düşmanlaştırmanın yaygın olduğu bir ülkede tüm riskleri göze alarak CHP saflarında siyasete soyunan her bir genç potansiyel bir Genel Başkan olarak görülmek ve bu bakış açısına uygun olarak “yönetici pozisyonlar” için hazırlanmalıdır.

Kişisel ilişkiler değil, kurumsal ilişkiler ve liyakat esas olmalıdır.

Genel Merkez’de, illerde, ilçelerde görev alan her genç, partimizin asıl sahibi ve “öz gücü” olarak görülmelidir. Türkiye’yi de partimiz de kurtaracak olan bakış açısı budur.

Ben, her yaştan tüm gençlere söz veriyorum. Benim olduğum yerde hiçbir gence “çocuk muamelesi” yapılamaz. Her genç, benim gözümde ülkeyi kurtaracak potansiyel bir liderdir. Bugünün ve yarının liderleri günü gelince bir adım öne çıkmayı da bileceklerdir.

Aramıza Katılın