AKP, Cumhuriyete Yönelmiş Bir Taarruzdur!

“Kahraman’ın sözleri malumun ilanıdır, asıl hedef Atatürk Cumhuriyeti ve onun değerleridir”

Sosyalist Enternasyonal Başkan Yardımcısı CHP’li Umut Oran, AKP’nin iktidara geldiği ilk günden bu yana devleti ele geçirmek ve Kemalist devrimle hesaplaşma ana stratejik hedefini güttüğünü belirtti. Umut Oran, “AKP’nin bu uğurda değişmeyen yöntemi ‘iki ileri bir geridir’. Meclis Başkanı’nın sözleri de malumun ilanıdır, asıl hedef Atatürk Cumhuriyeti ve onun değerleridir. Üst düzey AKP’liler tarafından sıklıkla dile getirilen ‘Laiklik, devletin tüm inanç gruplarına eşit mesafede olmasıdır’ cümlesi sadece basit değil aynı zamanda bilinçli bir yanlıştır. Zira laiklik en temelde ‘Devletin, aldığı kararları hiç bir din kuralına dayandırmamasıdır’. Bu durumda yapılması gereken şeyse hiç bir konuda AKP zihniyetiyle uzlaşmamak ve hayatın her alanında devrimci dip dalgasını örgütlemektir. Şüphesiz ki Kuvayi Milliye ruhu hâlâ dipdiri ve canlıdır ve tüm ilerici güçleri etrafında birleştirecek kadar kapsayıcıdır” dedi.

Umut Oran, konuyla ilgili olarak bugün yaptığı yazılı açıklamada şunları kaydetti:

AKP’NİN ANA HEDEFİ DEVLETİ ELE GEÇİRMEK

İktidara geldiği ilk günden bu yana AKP’nin ana stratejik hedefi “devleti ele geçirmek ve Kemalist devrimle hesaplaşmaktır”. Bu büyük hedefe ulaşmak için de birbiriyle zıt gibi gözüken onlarca taktik hamleye başvurmaktan çekinmemiştir. Örneğin 2008 yılında “Hedefimiz kamuda türban” diyen AKP’li bir milletvekili, kamuoyundan yükselen haklı tepkiler sebebiyle, “disipline” verilmiş ancak özellikle Ergenekon, Balyoz gibi kumpaslar ve anayasa referandumu gibi operasyonlar sonrasında aynı AKP, türbanı ilkokula kadar sokmuştur.

TAKTİK AYNI: İKİ İLERİ BİR GERİ

Bu anlamda AKP’nin değişmeyen yöntemi “iki ileri bir geridir”. Meclis Başkanı’nın ve ardından bazı AKP’lilerin “laiklik” üzerine yaptıkları açıklamalar da aynı yöntemin son uygulamasından başka bir şey değildir.

ALEVİLERE AYRIMCILIK ORTADA

AKP’nin dini sömüren bir parti olduğu, laiklik anlayışının samimiyetsiz ve laikçilik tanımlarının tamamen uydurma olduğu tartışmasız gerçeklerdir. Üst düzey AKP’liler tarafından sıklıkla dile getirilen “Laiklik, devletin tüm inanç gruplarına eşit mesafede olmasıdır” cümlesi sadece basit değil aynı zamanda bilinçli bir yanlıştır. Zira laiklik en temelde “Devletin, aldığı kararları hiç bir din kuralına dayandırmamasıdır”.

AKP’lilerin hevesle işaret ettikleri “eşit mesafe” söylemi ise bizzat AKP’nin uygulamalarıyla çiğnenmiştir. Cuma Genelgesi, dış politikada “mezhep” referanslı tavırlar ve birçok AİHM kararıyla da perçinlenen Alevilere uygulanan ayrımcılık da ortadadır.

ATATÜRK CUMHURİYETİNE YÖNELMİŞ BİR TAARRUZ

AKP’nin laiklik karşıtı söylemleri ve eylemleri bu kadar açıkken bir Meclis Başkanının söyledikleri kimseyi şaşırtmamalıdır. Çünkü AKP budur.  Öte yandan AKP’nin laiklik karşıtı stratejik hedefleri ortadayken hâlâ tüm tartışmaları Anayasanın ilk dört maddesi üzerinden ele almak da yeterli değildir. Çünkü AKP hukuk tanımazlığı sadece laiklik ilkesine değil Atatürk Cumhuriyet’ine yönelmiş bir taarruz demektir.

HİÇBİR KONUDA AKP ZİHNİYETİYLE UZLAŞILAMAZ!

Bu anlamda 2002’den beri dayatılan karşı devrimci dönüşüm hatırlanmalı ve topyekûn Cumhuriyet mücadelesi verilmelidir. Cumhuriyet Halk Partisinin her türlü mücadeleyi yürütecek tarihi birikimi, örgütsel deneyimi ve mücadeleci tabanı vardır. Yapılması gereken şeyse hiç bir konuda AKP zihniyetiyle uzlaşmamak ve hayatın her alanında devrimci dip dalgasını örgütlemektir. Şüphesiz ki Kuvayi Milliye ruhu hâlâ dipdiri ve canlıdır ve tüm ilerici güçleri etrafında birleştirecek kadar kapsayıcıdır.

Basın Açıklaması:

İndir (PDF, 190KB)

 

 

 

Print Friendly
0 yorumlar

Yorum Yap

Want to join the discussion?
Feel free to contribute!

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir