Umut Oran: “Bu da halkın soru önergesi. Halk adına Tuzla gaz sızıntısını soruyorum”

Milletvekili iken denetim yolu olan soru önergesini çok etkili biçimde kullanan CHP’li Umut Oran, 7 Haziran sonrasında vatandaştan gelen talepler üzerine “Bu da halkın önergesi, halk adına soruyorum” diyerek sorunlu alanları Bilgi Edinme Yasası Kapsamında ilgili kamu kurumlarına taşımaya başladı. Umut Oran, bu yöntemi ilk olarak Tuzla’da dün yaşanan gaz sızıntısı ve alınamayan önlemler için kullandı.

Başbakanlık, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ile İstanbul Valiliğine Bilgi Edinme Yasası kapsamında başvuran CHP’li Umut Oran, Tuzla’da meydana gelen gaz sızıntısını ve alınamayan önlemleri sordu. Umut Oran, “Tehlikeli madde depolayan 20 bin tesisin ne kadarı kontrol edildi? Bölgede oturan vatandaşlar için rüzgar da hesaplanarak gazın yayılma alanı neden hesaplanarak geçici boşaltma sağlanmadı? 1,5 yıl önce yayımlanan yönetmeliğin yürürlüğü için neden 1 Ocak 2017 bekleniyor? İstanbul Valiliğinde ildeki bu tür tesislerin tam listesi var mı, hangi birisi bugüne kadar denetlendi? Nitroz gazına maruz kalınması 48 saatte ölüme yol açabiliyor, Tuzla’da kaç kişi hastaneye başvurdu?” diye sordu.

İki bakanlık 2013’te yönetmelik yayınladı ama nafile

Tuzla’da nitrik asit üretimi yapan fabrikada 20 tonluk tankın delinmesi sonucunda dün meydana gelen sızıntısının 5 saatte kontrol altına alınabildiğini belirten Umut Oran, 4 kuruma yaptığı başvuruda “Çalışma Bakanlığı ile Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın ortaklaşa hazırladığı Büyük Endüstriyel Kazaların Önlenmesi ve Etkilerinin Azaltılması Hakkında Yönetmelik, Resmi Gazete’nin 30 Aralık 2013 tarihli mükerrer sayısında yayımlandı. Ancak yönetmeliğin en etkili maddeleri henüz yürürlüğe girmedi” dedi. CHP’li Oran’ın Başbakanlık ile Çevre ve Çalışma bakanlıklarının yanı sıra İstanbul Valiliği’ne yaptığı başvurularda yanıt beklediği sorular şöyle:

Mobil araç ölçüm yaptı mı, rüzgar hesaba katıldı mı?

– Mobil hava izleme aracı bölgeye gönderildi mi? Havaya karışan zehirli gazın rüzgarla hangi bölgeye gideceği hesaplanarak belli bir menzil içerisinde oturan vatandaşlar uyarıldı mı? Meteoroloji birimleriyle temas ettiniz mi bu konuda? Bu konuda hangi uyarı yöntemi uygulandı, bölgedeki insanların boşaltılarak geçici olarak başka yerlerde konaklamaları sağlandı mı?

20 bin tesisten sadece 350’si mi üst seviye?

– Türkiye’de tehlikeli ve kimyasal madde depolayan 20 bin tesisin olduğu buna rağmen  6-7 bin tesisin Çevre Bakanlığı’na internet üzerinden bildirimde bulunduğu, ancak bu bildirimlerin yaklaşık 6 bin kadarının kapsam dışı olarak yer aldığı, sadece 350 civarında tesisin üst seviye tesis olarak tanımlandığı bilgisi doğru mudur?

– Bakanlığınıza kaç adet tehlikeli ve kimyasal  depolayan tesis bildirimde bulundu? Bunların sınıflandırılmasında sorun yaşanmasın nasıl önleyeceksiniz?

İstanbul’da böyle kaç tesis var, hiç denetim yapıldı mı?

– İstanbul İl Valiliği’nde il genelindeki tüm tehlikeli ve kimyasal madde depolarının tam listesi var mı? İstanbul’da bu tesislerden kaç adet var? Bunların herhangi birisinde yapılan denetim var mı? İçlerinde yükümlülüklerini yerine getirmediği, kurallara uymadığı için son 5 yıl içerisinde ceza verilen herhangi bir tesis var mı?

Tuzla’da kaç kişi hastaneye başvurdu?

– Nitrik asit dumanı solunum sistemini tahriş ederek, şiddetli öksürük, yutma ve solunum güçlüğüne sebep olmaktadır. Maruz kalmalardan sonra 48 saat içerisinde akciğerlerde, ölüme sebebiyet verebilen pulmoner ödem oluşabileceği bilinmektedir. Bu nedenle Tuzla’da 5 Ağustos’tan bu yana akciğer-solunum rahatsızlığı nedeniyle hastanelere kaç kişi başvurdu?

48 saat içinde ölüme yol açabiliyor!

– Nitrik asit gazına maruz kalan kazazedenin açık havaya çıkartılması, hiç kıpırdatılmadan % 10’luk Sodyum bikarbonatlı su, saf oksijen teneffüs ettirilmesi önerilmektedir. Bu tedavei yöntemi dün Tuzla’da uygulandı mı?

Yönetmeliğin uygulaması için neden 2017 yılı bekleniyor?

– Türkiye’de tehlikeli ve kimyasal madde depolayan tesislerden olup da “üst seviye” olarak belirlenenler için yönetmeliğin 14/2. maddesi ile getirilen “İl Afet ve Acil Durum Müdürlükleri harici acil durum planını veya planlarını 6 ay içerisinde hazırlar” düzenlemesinin yürürlüğe girmesi için, yönetmelik yayım tarihinden 3 yıl sonrasına denk gelen 1 Ocak 2017 tarihinin beklenmesinin gerekçesi nedir?

Herhangi bir hazırlık yapıldı mı?

– AB ülkelerinde SEVESO olarak bilinen bu yönetmelik kapsamında sektörde ve bakanlık birimlerinizde hangi gerçekleşmeler sağlandı?

Kaza nedeniyle uygulama tarihi öne çekilecek mi?

– Bu kaza nedeniyle, 1 Ocak 2017 tarihinde yürürlüğe girmesi planlanan İl Afet ve Acil Durum Müdürlükleri harici acil durum planını veya planlarını 6 ay içerisinde hazırlaması talimatını verecek misiniz? Bu yürürlük tarihinin bir yıl öne, 1 Ocak 2016 tarihine çekilmemesinin gerekçesi nedir?

Print Friendly
0 yorumlar

Yorum Yap

Want to join the discussion?
Feel free to contribute!

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir